RİSALE-İ NUR

12.03.2010

6378

İslâm Yazısını Yaşatmak Bu Zamanda Neden Büyük Sevaptır?

Bediüzzaman Hazretleri, bid'aların ve dalaletlerin istilası zamanında sünnet-i seniyyeye ve hakikat-i Kur'âniyeye temessük edip hizmet edenin yüz şehidin sevabını kazanacağını söylüyor ve hadisi örnek veriyor. Yazı ile bid'a ve dalalet arasında nasıl bir bağ kurabiliriz?

16.03.2010 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Sevgili Peygamberimiz (sav), dinin zayıfladığı, küfrün ve dinsizliğin yaygınlaştığı zamanlarda sünnetine sarılmanın ne kadar büyük bir değer taşıdığını çeşitli hadislerde ifade etmiştir. Böyle zamanlarda sünnetini yaşamaya ve yaşatmaya çalışan kimselerin çok büyük sevaplar kazanacağını müjdelemiştir. Sevgili Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmaktadır:

Ümmetimin fesadı (bozulduğu) zamanında benim sünnetime sarılan kimseye yüz şehit sevabı vardır.1

Kur'an yazısının yasaklandığı bir zamanda, insanların dinden uzaklaştığında veya yanlışlar çoğaldığında sünnete bağlı kalmak zor hâle gelir. İşte böyle bir zamanda Peygamber Efendimizin (sav) sünnetine sarılmak, onu yaşatmaya çalışmak ve terk edilen güzel ahlakını ve sünnetini muhafaza etmek çok büyük bir gayret ister. Bu zorluk sebebiyle de yapılan bu hizmete çok büyük sevaplar verileceği müjdelenmiştir. Yani zor zamanda doğruyu koruyan ve sünneti yaşatmaya çalışan kimse, çok büyük bir manevi kazanç elde eder.

Kur'ân hattı da Peygamber Efendimizin (sav) mühim bir sünneti ve bizlere emanetidir. O emanete en güzel şekilde sahip çıkmak gerekir. Sevgili Peygamberimiz (sav), bize ve evlatlarımıza Kur'ân hattını öğrenmemiz için şöyle tavsiyede bulunmaktadır:

Size hüsnühattı (güzel yazıyı) tavsiye ederim, zira o, rızkın anahtarıdır. Evlatlarınıza yazıyı öğreterek ikramda bulunun. O, en mühim işlerdendir.2

Sevgili Peygamberimiz (sav) başka bir hadiste şöyle buyurmaktadır:

Mahşer günü, âlimlerin mürekkepleri şehitlerin kanıyla tartılır, o kıymette olur.3

Bu hadis-i şerif, ilim yolunda yapılan hizmetin ne kadar kıymetli olduğunu anlatır. Şehitler canlarını feda ederek dini ve mukaddes değerleri korurlar. Âlimler ise kalemleriyle hakikati yazar, insanlara doğruyu öğretir ve iman hakikatlerini yayarlar. Böylece dinin yaşamasına ve insanların hidayetine vesile olurlar. Bu sebeple ilim için akıtılan mürekkep sıradan bir şey değildir; insanların imanına ve ebedî hayatına hizmet ettiği için çok büyük bir değer taşır.

Peygamberimiz (sav), ilim için yazı yazmaya ümmetini teşvik etmektedir. Müslümanların sünnet olan yazısı ise Kur'ân yazısıdır. Kur'ân, Peygamber Efendimiz (sav)'in sağlığında bu harflerle yazılarak Müslümanların yazısı olmuştur. Dolayısıyla bu harflerle yazmak, Peygamberimiz (sav)'in sünnetidir. Çünkü onun fiilen yaptığı, sözle emrettiği her şey onun sünnetidir.

Kaynakçalar
  1. Et Tergîb Vet Terhib c. 1, s. 10.

  2. Ruhul Beyan 7/ 314

  3. Müsnedül Firdevs, Fethul Kebir


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (2)

Bin barekallah aynen iştirak ediyoruz.

23.11.2010

Peygamberimizin Ashab-ı Suffa'yı savaşlara göndermeyip ilimle meşgul olmalarını istemesi de yazı ile ilme verilen önemi gösteriyor diyebiliriz.

14.08.2010

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız