İrhasat; peygamberlerin nübüvvet/peygamberlik vazifesi verilmeden önce özellikle doğumları veya çocuklukları esnasında meydana gelen mucizelerdir. Nitekim Sevgili Peygamberimizin (s.a.v) hayatında Fil vakası, putların devrilmesi, sütunların devrilip ateşin sönmesi gibi birçok mucize gerçekleşmiştir. Bir kısmı doğmazdan evvel bir kısmı doğum gecesi bir kısmı da peygamberlik vazifesi verilene kadarki hayatında gerçekleşmiştir.
Özellikle doğum vaktinde gerçekleşen olayların bir kısmına (doğu ve batıyı aydınlatan nur, kabede putların devrilmesi vb.) bölge insanı zaten bizzat şahid olmuştur.
Sevgili Peygamberimizin (s.a.v) doğduğu dönemi değerlendirirken insanların özellikle Yahudi milletinin gelecek bir son peygamberi beklediği unutulmamalıdır. Zira kendi kitaplarında işaret edilen döneme gelinmiş ve son peygamberin geleceği vaktin içerisine girilmişti. İbni Sa'd'ın naklettiği konuyla ilgili bir rivayette şöyle denilmektedir:
Mekke'de oturan bir Yahudî vardı. Allah Resulünün doğdukları gecenin sabahı Kureyşlilerin karşısına çıktı ve sordu: Bu gece kabilenizden bir oğlan çocuk doğdu mu?' Kureyşliler, Bilmiyoruz cevabını verince, adam sözlerine devam etti: Varın, gidin soruşturun, arayın. Bu ümmetin peygamberi bu gece doğdu. Sırtında alâmeti var. 'Kureyşliler, varıp soruşturdular ve gelip Yahudîye haber verdiler: 'Bu gece Abdullah'ın bir oğlu dünyaya geldi; sırtında bir nişan var.' "Yahudi, gidip peygamberlik alâmetini gördü; ve aklını kaybetmişçesine şöyle haykırdı: Peygamberlik artık İsrail Oğullarından gitti! Kureyşlilere öyle bir devlet gelecek ki, haberi doğudan batıya kadar ulaşacaktır.'1
Dolayısıyla o dönem, âhirzaman peygamberinin beklendiği ve bu beklentiye dair işaretlerin dikkatle takip edildiği bir zaman dilimidir. Bu arayış ve algıda olan dönemin insanları elbette yaşanan her mucizevi olayı dikkate almış ve peygamberlik ile ilişkilendirmişlerdir.
Sevgili Peygamberimizin (sav) dünyaya teşrif ettiği gece kendi bölgesinde yaşanan mucizeler zaten bölge halkı tarafından görülmüş veya duyulmuştur. Bölge dışındaki olaylar ise ihtimaldir ki ticaret kervanları, haberciler, gezginler aracılığı duyulmuş ve dönemin ehil insanları tarafından dikkate alınmış ve tahkik edilmiştir. Zira tüm bu mucizevi olayların aynı zaman diliminde peşi sıra gerçekleşmesi ancak bir peygamberin varlığı veya doğumu sebebi ile gerçekleşebilir. Zira mucizeler peygamberlik delilidir.
Ayrıca yaşanan bu mucizevi olayların Sevgili Peygamberimizin (sav) doğduğu gece yaşandığına dair asırlardır hiçbir reddiye gelmemesi ve peygamberlik vazifesinin temeli olan tevhide tam olarak işaret etmesi de bunun bir delilidir.
Ibni Sa'd, Tabakat, c. 1, s. 162-163.

