RİSALE-İ NUR

17.02.2010

10721

İman ve İmansızlık Arasındaki Fark

23. Söz'de geçen, "İman insanı insan eder, belki insanı sultan eder. Küfür ise insanı gayet aciz bir canavar hayvan eder" sözünü kısaca izah edebilir misiniz?

20.02.2010 tarihinde cevaplandı.

Cevap

İlgili kısım Risale-i Nur'da şöyle geçmektedir:

İmân, insanı insan eder; belki insanı sultan eder. Öyle ise insanın vazîfe-i asliyesi, imân ve duâdır. Küfür, insanı gayet âciz bir canavar hayvan eder.1

İman, insanın sadece bir inanç tercihi değil, bütün hayatını şekillendiren temel bir hakikattir. İnsan iman ederse, yani kendisini yoktan yaratan Rabbini tanır, kabul eder ve O’na gönülden bağlanırsa gerçek manada insan olur. Çünkü insanın ruhuna yerleştirilen bütün güzel kabiliyetler imanla gelişir. Merhamet, adalet, fedakarlık, şefkat, vefa ve yardımseverlik gibi yüksek ahlaki değerler ancak iman sayesinde kemale erer, olgunlaşır. Hem insan Rabbini sevdiği için, kendisini ve diğer insanları da sever, nimetlerin farkında olur, şükür duygusuyla yaşar ve ibadetle hayatına anlam kazandırır.
İman eden insan nefsini terbiye etmeye çalışır. Kibirlenmek, kendini kusursuz görmek ve başkalarını küçümsemek gibi hastalıklardan uzak durur. Bunun yerine tevazu sahibi, yumuşak huylu ve ölçülü bir kimlik kazanmaya gayret eder. Bu ahlak sayesinde insan topluma da faydalı bir şekilde yaşar. Böyle bir insan, maddi gücü olmasa bile mânen yükselir, örnek bir insan haline gelir, böylece yaratılmışlar içinde bir sultan gibi değer kazanır. Tarih boyunca peygamberler ve veliler, imanın insanı nasıl yücelttiğinin en güzel örnekleri olmuşlardır. Bu yönüyle iman, insanı Allah’ın yeryüzündeki halifesi makamına yükselten en büyük nimettir.

İman edilmediğinde ise insanın yaratılışındaki güzel kabiliyetler körelir, hatta bozulur. Bu durumda bencillik, kıskançlık, hırs, zulüm, nankörlük ve merhametsizlik gibi kötü ahlaklar ruhu ele geçirir. İnsan, kendisini yaratan ve her an hayatını devam ettiren Rabbine karşı şükür yerine inkâr ve nankörlük içine girer. Vicdanında Allah’ın varlığını tam inkâr edemediği halde, sorumluluktan kaçmak için düşmanlık besler.

İmanını kaybeden insan, hayvan gibi bir yaşam sürerek şahsi menfaatleri uğruna başkalarına zarar vermekten çekinmez. Güç ve çıkar hırsı, merhametin önüne geçer. Böylece insan, ahlaki ölçülerini kaybederek âdeta canavarlaşır. Fakat buna rağmen acizliğinden, korkularından ve ölüm gerçeğinden kurtulamaz. Tarih, bu gerçeğin sayısız örneğiyle doludur. İmana karşı çıkmış Firavunlar ve Nemrutlar gibi zalimler, yakın çağda da Adolf Hitler, Benito Mussolini ve Joseph Stalin gibi diktatörler şeklinde ortaya çıkmıştır. Milyonlarca insanın hayatını karartmışlardır. Bu kişiler, güç sahibi oldukları halde gerçek insanlık değerlerinden yoksun oldukları için hem kendilerine hem insanlığa büyük felaketler yaşatmışlardır.

Sonuç olarak: İman insanı insan eder, yani yaratılışına uygun bir kimliğe dönüştürür. Böylece etrafına örnek olacak bir vaziyete gelir. İnkâr ise insanı hem ahlaki olarak düşürür hem de iç dünyasında derin bir çöküşe sürükler. Böylece etrafına saldıran bir canavar haline gelebilir. Bu hakikat, sadece bir söylemden ibaret değil, tarih boyunca yaşanmış apaçık bir gerçektir.

Kaynakçalar
  1. .Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 107.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız