İlgili cümle 26. Lema'nın (İhtiyarlar Risalesi) 3. Reca'sında şu şekilde geçmektedir:
Bir zaman gençlik gecesinin uykusundan ihtiyârlık sabahıyla uyandığım vakit, kendime baktım. Vücûdum kabir tarafına bir inişten koşar gibi gidiyor. Niyâzî-i Mısrî’nin, (Günde bir taşı düştü yere, binâ-yı ömrümün can yatar gāfil, hânesi oldu harâb bî-haber) dediği gibi, rûhumun hânesi olan cismimin de her bir gün bir taşı düşmekle yıpranıyor gördüm. Ve dünya ile beni kuvvetli bağlayan ümidlerim, emellerim kopmaya başladılar. Hadsiz dostlarımdan ve sevdiklerimden mufârakat zamanının yakınlaştığını hissettim .1
Metinde Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin ifade ettiği “dünya ile beni kuvvetli bağlayan ümitlerim, emellerim…” sözlerinde geçen ümit ve emellerin mahiyetini kesin olarak bilmek mümkün değildir. Ancak Üstad’ın sonraki hayatına bakıldığında, bu ifadelerin muhtemel mânâsı hakkında bazı çıkarımlar yapılabiliriz. Bunlar; daha fazla talebe yetiştirme arzusu, çeşitli konularda eserler telif etme düşüncesi ve İslâmî hizmetleri yayma gayreti olabilir. Ayrıca İslâm’ın inkişafına katkı sağlamak, tevhid davasını kuvvetlendirmek ve sünnet-i seniyyenin yaşanmasına hizmet etmek gibi hedefler de onu dünyaya bağlayan emeller arasında bulunmuş olabilir. Aksi halde ömrünü iman ve Kur'an hizmetine adamış vazifeli bir şahsın, mal, mülk, evlat ve şöhret gibi dünyaya ait geçici arzu ve hedeflerinin olması, ihtimal dışındadır.
Kısacası, Üstad’ı dünyaya bağlayan şey; şahsî menfaatler değil, iman ve Kur’ân hizmetine dair yüksek gayelerdir diyebiliriz.
Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s.234

