Bahsi geçen ifadeler Emirdağ Lahikası'nın 1. cildi, 388. sayfasında şöyle geçmektedir:
Nasıl ki Risâle-i Nûr sonra çıkacak olan Mehdî-i Resûl’e baktığı sırrını ifşâ etmiş ise, Şeyh Muhyiddîn-i Arabî hazretlerinin bir risâlesinde, 309’da doğan çocukların Mehdî-i Resûl’ü göreceklerini haber veriyor. İnşâallâh biz Risâle-i Nûr ordusu, bu ordu-yu nûriye, sonra gelecek Mehdî-i Resûl’ün askeriyiz. Ve onun için fedâ-yı cân etmeye hazırlanıyoruz. Üstâdım efendim hazretleri.1
Mehmet Sabri Efendi tarafından kaleme alınan bu mektup, Risale-i Nur Külliyatı'nın Emirdağ Lahikası 1. cildinde yer alan, oldukça samimi, hürmet dolu ve "dua" formunda yazılmış bir sadakat mektubudur.
Bu mektup, Mehmet Sabri Efendi'nin Üstadı Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri'nden aldığı bir mektuba karşılık yazdığı teşekkür ve bağlılık ifadesidir. Mektubun esas kısmını, Risale-i Nur hizmetinde önemli vazifeler üstlenmiş şahsiyetlerin ve olayların hürmetine yapılan uzun bir dua oluşturur.
Bu dua kapsamında şu isimler ve olaylar zikredilir:
Hafız Ali: Denizli hapsinin şehidi ve şefaatçisi olarak anılır.
Ahmed Hüsrev Altınbaşak: Gençliğini, malını ve canını bu yola feda eden, hizmetin merkezindeki isim.
Tahirî Mutlu: Asâ-yı Mûsâ mecmuasının basılmasındaki başarısı ve fedakârlığı.
Hasan Feyzi, Halil İbrahim, Refet, Rüşdü ve Hasan Atıf: Hizmetin farklı safhalarında ve bölgelerinde (Eskişehir, Denizli, Isparta, Aydın) gösterdikleri sadakat.
Hapishane süreçleri: Eskişehir ve Denizli hapislerinde çekilen sıkıntıların kutsiyeti.
Geleceğe dair müjde: Muhyiddin-i Arabî’nin bir risâlesindeki işarete dayanarak, Risale-i Nur talebelerinin istikbalde gelecek olan Mehdî-i Resûl’ün ordusu ve öncü askerleri olduğu ifade edilir.
Mektup, yazarın kendi acziyetini dile getirmesi ve bölgedeki talebelerin selamlarını iletmesiyle son bulur.
Mektubun Değerlendirilmesi
1. Tarihsel ve biyografik değeri:
Mektup, Risale-i Nur tarihinin "Nur Kahramanları" olarak bilinen ilk halkasını bir araya getiren bir "şeref listesi" niteliğindedir. Kimin hangi hizmeti yaptığına (örneğin, Hasan Atıf'ın müdafaanamesi veya Tahirî'nin tab işleri) dair birinci ağızdan tanıklık sunar.
2. Üslup ve edebî yönü:
Metin, klasik Osmanlı mektup adabına uygun, son derece tevazu sahibi ve tazim (hürmet) içeren bir dille yazılmıştır. Cümlelerin çoğunun "ve bi-hurmeti" (hürmetine) ifadesiyle birbirine bağlanması, mektuba bir vird veya dua havası katmıştır.
3. "Mehdiyet" ve gelecek tasavvuru:
Mektubun en dikkat çekici kısmı, Muhyiddin-i Arabî’ye yapılan atıfla Hicrî 1309 doğumluların Hazreti Mehdi'yi göreceği ve Risale-i Nur talebelerinin bu manevî ordunun bir parçası olduğu düşüncesidir.
4. Sadakat ve motivasyon:
Mektup, hapis ve baskı dönemlerinde talebelerin moral düzeyinin ne kadar yüksek olduğunu gösterir. Çekilen acılar (hapisler, sürgünler), birer "madalya" gibi zikredilerek şikâyet yerine şükür ve bağlılık ön plana çıkarılmıştır.
Bu mektup, kâmil bir mürşit ile talebesi arasındaki sarsılmaz bağın, ortak bir ideal uğrunda feda edilen hayatların ve geleceğe dair beslenen büyük umutların edebî bir vesikasıdır. Bu mektubu yazan Mehmet Sabri Efendi'nin, Muhyiddin-i Arabî’nin 309’da doğan çocukların Mehdî-i Resûl’ü göreceklerini haber verdiği eserinin "Fütûḥât-ı Mekkiyye" veya "Şekāik-ı Nu‘mâniyye (Şeceret'ün Numaniye)" isimli eseri olması muhtemeldir. Bu eserlerle ilgili kısa bilgilendirme aşağıda mevcuttur:
El-Fütûḥâtü’l-Mekkiyye; müellifin “sifr” adını verdiği otuz yedi kitaptan meydana gelir. Bunlar cüzlere, fasıllara, bablara ve meselelere bölünmüştür. Ancak eser, ana şema olarak altı fasla, fasıllar da 560 baba ayrılmıştır. Sûfîlerin varlık ve bilgi nazariyesi, kozmolojisi ve metafizik anlayışlarının yanı sıra nübüvvet, risâlet, velâyet, melekiyyât, mebde ve meâd, tefsir ve te’vil gibi hem zâhirî hem de bâtınî yönleri olan birçok konu hakkında özgün bilgiler ihtiva etmektedir.2
Şekāik-ı Nu‘mâniyye (Şeceret'ün Numaniye)" isimli eser, Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan telif tarihi olan 965 (1558) yılına kadar yaşamış kişilere yer verilen eserde her padişah dönemi “tabaka” ana başlığı altında ele alınmış, dönemin ulemâsı ve meşâyihi hakkında bilgiler verilmiştir. On tabakadan oluşan eserde, farklı yazma nüshalarında farklı sayılarda olmak üzere 350’den fazla âlim ve 150’den fazla şeyhin kısa hayat hikâyeleri anlatılmıştır.3
Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2019, c. 1, s.388.
https://islamansiklopedisi.org.tr/el-futuhatul-mekkiyye
https://islamansiklopedisi.org.tr/es-sekaikun-numaniyye

