RİSALE-İ NUR

22.01.2026

4

Hayvan Gibi Yaşamak İsteyen Kâfirlerin Durumu

Gençlik Rehberi 11. Sayfadaki "Hem senin medâr-ı fahrin olan uhuvvet ve hürmet ve hamiyet gibi güzel hasletlerin, incecik bir zamana büyük bir sahrâdan bir parmak kadar yere inhisâr;..." diye başlayan ve devam eden bölümü açıklar mısınız?

25.01.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

İlgili yer Risale-i Nur'da şöyle geçmektedir:

Hem deme ki; ben hayvan gibi hayâtımı geçireceğim. Çünki hayvana nisbeten mâzî, müstakbel; gayb hükmündedir. Cenâb-ı Hakîm-i Rahîm , o gaybı onlara bildirmemekle onları hadsiz elemlerden kurtarmış. Hatta kesilmek için yatırılan bir tavuk hiç bir elem ve hüzün hissetmez . Bıçak kestiği vakit hissetmek ister, fakat his gider. O elemden de kurtulur. Demek Cenâb-ı Hakk’ın gāyet büyük ve mükemmel bir rahmeti ve re’fet’i ve şefkati gaybı bildirmemektedir. Bilhassa ma‘sûm hayvanlar hakkında daha tamdır. Demek sefîhâne lezzette, sen hayvanlara yetişemezsin. Binler derece aşağı düşersin. Çünki hayvana nisbeten gaybî olan şeyleri senin aklın görüyor. Elemini alıyor. Setr-i gaybda bulunan istirâhat-ı tâmmeden bilkülliye mahrumsun. Hem senin medâr-ı fahrin olan uhuvvet ve hürmet ve hamiyet gibi güzel hasletlerin, incecik bir zamana büyük bir sahrâdan bir parmak kadar yere inhisâr; ve hadsiz zamanda yalnız hazır saate mahsûs olduğundan sun‘î ve muvakkat ve sahtekâr ve asılsız ve gāyet cüz’î olup, senin insaniyetin ve kemâlâtın o nisbette küçülür. Hiçe iner. Fakat îmân ehlinin uhuvveti ve hürmeti ve muhabbeti ve hamiyeti, îmân cihetiyle mevcûd bulunan mâzî ve müstakbeli ihâta ettiğinden insaniyeti ve kemâlâtı o nisbette teâlî eder.1

Konuyu bir üst paragraftan ele alacak olursak, Bediüzzaman Hazretleri, insan ve hayvanın zamanı nasıl algıladığı arasındaki farkı anlatır. İnsan için geçmiş ve gelecek, şimdiki zaman gibi sürekli aklını kurcalayan ve onu meşgul eden kavramlardır. Hayvan içinse böyle değildir. Çünkü hayvan için geçmiş ve gelecek endişesi yoktur. Sadece içinde bulunduğu âna odaklanır ve o ândan tam bir lezzet alır.

Bu bölümde Bediüzzaman Hazretleri, hayatını hayvan gibi geçirmek isteyen inançsız bir insana seslenir. Ve manâ olarak der ki; hayvan gibi yaşamak istersen, geçmişi ve geleceği yok sayman gerekir. O zaman da, bir insan için en kıymetli kavramlar olan kardeşlik, hürmet, vatanı milleti için gayret gibi değerler hiçe iner. Çünkü sadece içinde bulunduğu ân için karşısındaki insana kardeşlik veya hürmet hisleriyle hareket eden kişi, son derece yapmacık ve iki yüzlü hareket etmiş olur. İfade ettiği hisler sadece bir kaç dakika içindir.
Böyle bir insan kendi iç dünyasına döndüğünde, çalışmak için dahi bir motivasyon bulamaz. Çünkü sadece içinde bulunduğu ândaki lezzetlere odaklandığı için, kendisi, ailesi, vatanı için çalışmanın çok gereksiz olduğunu düşünür. Çünkü bu gayretin ve yorgunluğun, içinde bulunduğu ândaki lezzetlere hiç bir faydası yoktur. Son yıllarda pek çok kişinin çalışmak istememesinin, kolay yollardan para kazanma yolları aramasının bir sebebi de budur.
Fakat iman eden bir insanın bu kavramlara bakışı çok farklıdır. Mesela çevresindeki Müslümanlara karşı kardeşlik hissini besleyen bir insan, bu kardeşliğin sonsuza kadar devam edeceğinin bilincindedir. Dolayısıyla geçici ve yapmacık değil, gerçek ve kalpten bir sevgi ile Müslüman kardeşlerine bağlanır. Bir büyüğüne hürmet gösterirken sadece o ân için değil, ebediyyen birlikte olacaklarını bildiği için, sonsuza kadar devam edecek bir hürmet hissiyle yaklaşır. Yine çalışmak ve gayret etmek fiillerine baktığımızda, bu fiilleri içinde bulunduğu ândaki rahatını ve zevkini kaçıran kavramlar olarak görmez bir Müslüman. Tam zıttı, 1400 seneden beri devam eden bir dinin temsilcisi olarak kendini bilir. Bu bilinçle, geçmişteki kahraman ecdadımızın bize bıraktığı mirasları korumak ve daha da geliştirmek ve sonraki nesillere daha güçlü bir İslam Âlemi bırakmak için var gücüyle çalışır ve bundan büyük bir lezzet alır. Bir de cennet hayatında kendisine verilecek olan karşılıkları düşününce, insan çalışma azmini ve gayretini kat kat artırabilir.
İşte kardeşlik, hürmet ve gayret kavramlarına daha başka yüzlercesini de ilave ettiğimizde anlarız ki, insanın bu özelliklerini sadece içinde bulunduğu ân için kullanması ile, geçmişi, geleceği ve ahiret hayatını düşünerek kullanması arasında çok büyük farklar vardır.
Demek ki inançsız bir kişinin hisleri, duyguları, insanlığı, ahlakı ve fazileti, inançsızlığı ölçüsünde küçülür, basitleşir. İmanlı bir insanda ise bu kavramlar imanın kuvveti derecesinde gelişir, yükselir ve mükemmelleşir.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Gençlik Rehberi, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 10-11


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız