RİSALE-İ NUR

23.04.2012

5540

Risale-i Nur’da “Hareket Harareti Tevlid Eder” İfadesi Nasıl Anlaşılmalıdır?

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

"O iki unsurun her birisinin zerrelerinin ayrı ayrı hareketleri var. İmtizaç vaktinde her iki zerre, yani onun zerresi bunun zerresiyle imtizaç eder, bir tek hareketle hareket eder, bir hareket muallâk kalır. Çünkü imtizaçtan evvel iki hareket idi. Şimdi iki zerre bir oldu; her iki zerre, bir zerre hükmünde bir hareket aldı. Diğer hareket, Sâni-i Hakîm'in bir kanunuyla hararete inkılâb eder. Zaten “Hareket harareti tevlid eder.” bir kanun-u mukarreredir. Harareti anlayamadım, izah eder misiniz?

25.04.2012 tarihinde cevaplandı.

Cevap

İlgili yer Risale-i Nur'da şöyle geçmektedir:

Sâni-i Hakîm, havada iki unsur halk etmiştir. Biri azot, biri müvellidü’l-humûza. Müvellidü’l-humûza ise, nefes içinde kana temas ettiği vakit, kanı telvîs eden karbon unsûr-u kesîfini kehribâr gibi kendine çeker. İkisi imtizâc eder. Buharı hâmız-ı karbon denilen semli, havaî bir maddeye inkılâb ettirir. Hem harâret-i garîziyeyi te’mîn eder, hem kanı tasfiye eder. Çünkü Sâni‘-i Hakîm, fenn-i kimyâda ‘aşk-ı kimyevî’ ta‘bîr edilen bir münâsebet-i şedîdeyi, müvellidü’l-humûza ile karbona vermiş ki, o iki unsur birbirine yakın olduğu vakit, o kanun-u İlâhî ile o iki unsur imtizâc ederler. Fennen sâbittir ki, imtizâcdan harâret hâsıl olur. Çünkü imtizâc bir nevi‘ ihtirâktır. Şu sırrın hikmeti şudur ki: O iki unsurun her birisinin zerrelerinin ayrı ayrı hareketleri var. İmtizâc vaktinde her iki zerre, yani onun zerresi bunun zerresiyle imtizâc eder. Bir tek hareket ile hareket eder. Bir hareket muallak kalır. Çünkü imtizâcdan evvel, iki hareket idi. Şimdi iki zerre bir oldu. Her iki zerre, bir zerre hükmünde bir hareket aldı. Diğer hareket, Sâni‘-i Hakîm’in bir kanunuyla harârete inkılâb eder. Zaten “Hareket harâreti tevlîd eder” bir kanun-u mukarreredir.1

Sıcak ve soğuk cisimler bir araya gelince, sıcaklıkları eşit olana kadar sıcak cisimden soğuk olana enerji akışı olur. Sıcaklıklar eşit olunca ısı alışverişi durur. Isı akışı tek yönlüdür ve bu, derince bir mevzudur. Fakat bir şey imtizaç ediyorsa, yani iki atom bir kimyevî muamele ile birleşiyorsa, bunlar etkileşerek toplam enerjilerini düşürdükleri içindir. Yani kendi başlarına her atomun 5 birim enerjisi varsa, imtizaç sonrası 10 değil de 7 birimdir; geriye kalan 3 birim ısıya dönüşür ve nihayetinde sistemin sıcaklığını artırır. Bu enerji çıkışı sırf kimyada değil, umumî bir davranıştır. Dünyanın tek başına uzayda durmasındaki enerji miktarı ile Güneş’e bağlanması durumundaki enerji miktarı farklıdır; ikincisi daha düşüktür.

Kâinatta mükemmel bir intizam var. İntizam, zerrenin birbiriyle uyumundan ileri gelir. Uyumlu zerreler (atom, molekül, iyon) arasındaki enerji alışverişi, birbirinden ayrılması veya bir araya gelmesi ile olur. İmtizaçtan hararetin olması, atomlar bir araya geldiğinde aralarında bağ oluştuğundan enerji açığa çıkmasındandır. Buna bağ enerjisi denir. Örneğin, 12 gram karbon ile 32 gram oksijenin bir araya gelmesi sonucu 94 kcal enerji açığa çıkar. Bu olay aynı zamanda bir yanma tepkimesidir. Bediüzzaman Hazretlerinin dediği gibi, imtizaç da bir nevi yanmaktır. İki zerrenin imtizacı sonucu, iki tanecik ve iki hareket var iken, zerrelerin birbirine kaynaşması sonucu tek tanecik ve tek hareket oluşur; bunun sonucunda enerji açığa çıkar. Böylece daha düzenli bir yapıya geçilirken insan vücudunda hararet oluşur ki, bu hararet gerekli yerlerde kullanılır.

Mesela: Müvellidü’l-humûza, yani oksijen ile kandaki karbonun tepkimesi sonucu karbondioksit, CO2, oluşur ve enerji çıkışı olur. İnsan vücudunda oluşan en önemli kompleks yapı, kandaki hemoglobindir. Hemoglobin, solunum yoluyla alınan oksijeni hücrelere, oluşan karbondioksiti ise ciğerlere taşır. Tabii, en basit havalandırma sistemi için enerji gerektiğine göre, alınan nefesin vücutta kullanımı ve dışarı atılımı için de enerji gerekir. Bu enerji, vücutta gerçekleşen birleşme sonucu oluşan hararetle elde edilir. Nefesin dışarı atılması sırasında kudret-i İlâhî ile kelime meyvelerine dönüşmesi ve karbonun tam yanmasından dolayı, ses tellerine zarar vermeden, ses tellerindeki sürtünmeyi azaltarak vücudu terk eder. Burada dikkate şayan olan, vücut için yanma tepkimesinde zararlı olan ve havada %80 oranında bulunan azot gazının yanmaması da hikmet-i İlâhî ile büyük bir nimettir.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Asa-yı Musa, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 127.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (1)

Azot gazı atomları arası bağları çok sağlamdır. Böylece azot gazı yanma tepkimesi vücutda gerçekleşmez.O bağı oraya kim koymuşsa kırılması için gerekli enerjiyide o karar verir ve tepkinin nerede gerçekleşeceğine o karar verir. Allaha şükür kainatın hiç bir yerine tesadüf eli yetişmiyor.

02.05.2012

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız