RİSALE-İ NUR

15.02.2026

7

Hapse Giren Risale-i Nur Talebelerinin Ruh Halleri Nasıldı?

Üstadlarımızın ve saff-ı evvel ağabeylerimizin hapishanedeki halet-i ruhiyeleri nasıldı? Üstadlarımızın ve Risale-i Nur'un onlara verdigi tavsiyeler nelerdir?

17.02.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Bediüzaman Hazretleri ve talebeleri için hapishane, sadece bir “musibet” değil; aynı zamanda iman hizmeti içinde bir imtihan, bir tahammül dersi ve bir tebliğ ortamı hükmüne geçmiştir. Risale-i Nur’da hapishane hayatı, bir Müslüman için sabır, rıza, ihlâs ve uhuvveti artıran bir medrese olarak değerlendirilir.

Bediüzzaman Hazretlerinin talebelerine verdiği tavsiyeler neticesinde, onların hapishanedeki halet-i ruhiyelerinin başında, sabır ve metanet gelir. Çünkü çok ağır şartlar altında yaşasalar da, şikâyet ve Üstadlarının etrafından dağılmak yerine sabırla sebat etmeyi esas almışlardır. Bu metanet, sağlamlık ve dayanıklılık, ihlâsın, tesanüdün ve tevekkülün kuvvetlenmesine sebep olmuştur.

Bir diğer ruh hali ise, rıza ve teslimiyettir. Tarif edilemeyecek haksızlıklara uğramalarına rağmen öfke ve intikam hislerine bürünmemişlerdir. Bütün hadiseleri, kaderin bir sevki olarak olarak görmüşlerdir. Görünüşteki kötülüklerin arkasındaki güzellikleri farketmişlerdir.

Bütün bunlarla birlikte, ümit hâlini de asla terk etmemişlerdir. Ayet ve hadislerdeki telkinleri hayatlarına koyarak, iman hakikatlerinin de verdiği derslerle daima ümitvar olmuşlardır.

Başka bir ruh hali ise, şefkat ve tebliğ idi. Musibet ve sıkıntılara rağmen, hapishanedeki diğer mahkumlar iman hakikatlerine muhtaç talebeler olarak görülmüştür. Onları kazanmak, iman ve ümit telkin etmek için ellerinden geleni yapmışlardır.

Bir diğer ruh hali ise ihlastır. Cezaevi şartları, nefsani bütün arzuları kıran bir elekten geçme imtihanı olarak görülmüştür. Böylelikle nefse muhalefet edip, Cenab-ı Hakk’ın emir ve yasaklarını yerine getirmek suretiyle, O(c.c)’nun rızasını kazanmaya çalışmışlardır.

Mekan darlığı, baskı ve yokluğa rağmen, kaybedilmeyen bir ruh hali de, uhuvvet ve tesanüd olmuştur. Yaşanan olumsuzluklar, kırgınlık, dargınlık veya fitnelere sebep olabilecek iken, onların arasındaki kardeşliğin ve dayanışmanın artmasına vesile olmuştur.

Başka bir ruh hali ise, hapishaneyi ibadet ve tefekkür yeri görmektir. Oradaki vakti boş geçirmek yerine, mümkün mertebe namaz, Kur’ân, zikir, istiğfar ve salavat hatimleri ile geçirmişlerdir.

Bir diğer ruh hali ise, müsbet hareket etme durumudur. Yapılan onca haksızlıklara rağmen, taşkınlık çıkarmak veya isyan etmek yerine, sükûnet, sabır ve vakar ile hareket etmişlerdir.

Hepsinden daha önemlisi ise, hapishaneye “Medrese-i Yusufiye” ismini vermek suretiyle hapishanelere, Risale-i Nur’u okumak ve yazmak suretiyle iman hakikatlerinin tahsil edildiği, öğrenildiği ve öğretildiği bir medrese olarak bakmışlardır.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız