Soru

Hadisleri İnkâr Eden Kâfir Olur mu?

Hadis ve sünneti inkâr edenin hükmü nedir? Dinden çıkarır mı?

Tarih: 14.12.2023 19:22:00
Okunma: 254

Cevap

Hz. Peygamber'den (sav) rivayet edilen haberler üç türlüdür;

Birincisi; müte­vatir haberdir. Mütevatir haber, yalan üzerinde ittifak etmeleri düşünülemeyen bir topluluğun kendileri gibi bir topluluktan rivayet et­tikleri haberdir. Bu haberi inkâr eden kâfirdir.

İkincisi; meşhur ha­berdir. Meşhur haber, önce güvenilir bir kişinin bir kişiden; sonra bir topluluğun bir topluluktan rivayet ettiği hadistir. İsa b. Eban dışında bütün âlimlere göre, böyle bir haberi inkâr eden de kâfirdir. İsa'ya göre meşhur hadisi inkâr eden kimse sapıktır, kâfir değildir. Doğrusu da budur.

Üçüncüsü; tek kişinin haberidir. Bu haber de tek kişinin sonuna kadar tek kişiden rivayet ettiği haberdir. Bu haberi inkâr eden kişi kâfir olmaz. Ancak eğer sahih yahut hasen ise böyle bir hadisi kabul etmediği için günahkâr olur.[1]

Mütevatir hadisi inkâr eden tekfir olunur. Lafzî mütevatir hadisler için bu durum böyledir. Manevî mütevatirlerde ise, tevatürün oluştuğu ortak noktanın inkârı kişiyi dinden çıkarır. Diğer hadis çeşitleri ise ilm-i zannî ifade etmektir. Bundan dolayı da bu tür hadisleri inkâr eden kişi kafir olmaz.

Bazı âlimlerimiz hadislerin sübutu ve delaleti kesin ise Kur'ân seviyesinde bağlayıcı bir delil olduğunu söyleyerek bu çeşit hadislerin delil olmadığını kabul edenlerin de küfrü gerektirecek bir fiili yaptıklarını ifade etmişlerdir.

“İslâm uleması, umumiyetle, dine taalluk eden hadîslerin Allah tarafından Hazreti Peygambere vahyedilmiş olduklarını kabul ederler. Kur‘ân-ı Kerîm‘de bu hususa delâlet eden şu âyet yer almıştır; “(Peygamber) kendi nefsinden konuşmaz; onun sözleri kendisine vahyedilmiş bir vahiyden başkası değildir.“[2]  Hazreti Peygamberden (sav) ve ashabından nakledilen bazı haberler de bu gerçeği teyid eder mahiyettedir. İbn Mace ve ed-Dârimî’nin rivayetlerine göre Hazreti Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: “Resulullahın (s. a. s.) ın haram kıldığı şey, Allah’ın haram kıldığı şey gibidir.”[3] Yukarıda zikretmiş olduğumuz Kur’ân ayetinden ve diğer haberlerden de anlaşıldığı gibi, Kur’ân ve hadîs (sünnet), Allah tarafından Hazreti Peygambere gönderilmiş birer vahiy olmak bakımından aynıdırlar.”[4]

Suyutî şöyle demektedir;

“İster söz (kavl) ister fiil olsun,-Usûl’de bilinen şartlara uygun olarak Resûlullah (s)’ın hadîslerinin hüccet (kesin delil) olduğunu inkâr eden kâfir olur, İslâm dairesinden çıkar, Yahudi, Hıristiyan veya Allah’ın dilediği kâfir gruplarla haşrolur.  Şafiî (r) bir gün bir hadîs rivayet edip ‘sahîhtir’ deyince biri, ‘Bunun sahîh olduğunu mu söylüyorsun ya Eba Abdillah?’ deyince Şafiî sinirlendi ve ‘Ben Hıristiyan mıyım, beni kiliseden çıkarken mı, boynumda haç mı gördün? Resûlullah (s)’tan rivayet ettiğim bir hadîs ile amel etmeyeyim mi?” dedi.[5]

İbn Hazm ise şöyle demektedir “Şayet biri, ‘Kur’ân’da bulduklarımızdan başkasını kabul etmeyiz’ derse, ümmetin icmaı ile kâfir olur...Bunu söyleyen, kâfirdir, müşriktir.[6]

İbn Şakula ise “Adilin adilden muttasıl, senedi inkıta’sız (kesintisiz) ve ravileri tecrîh edilmemiş (cerh edilememiş) şekilde nakledilen haberleri inkâra cüret eden İslâm’ı reddetmeye cüret etmiştir; çünkü İslâm ve ahkâmı bu tür haberlerle bize intikal etmiştir” demektedir. [7]


[1] Aliyy’ül Kari, Fıkh-ı Ekber Şerhi, Hadis İnkarı Bölümü..

[2] Necm, 53/3

[3] Tirmizî, 42/İlim 10; İbn Mace, Mukaddime 2

[4] Koçyiğit, Talat, Hadîs Istılahları, AÜİFY 1985, s. 122-123.

[5] Süyutî, Ebu’l-Fadl, Celalluddin b. Ebi Bekr, (v. 911/1505), Miftahu’l-Cenne, Matbaatu’s- Selefiyye 1394, s. 76

[6] Ebu Muhammed Ali İbn Hazm, el-İhkam fi Usuli’l-Ahkam, Beyrut 1985, c.2. 80

[7] Tüveycirî, Hamûd b. Abdillah, el-İhticac bi’l-Eser ala men Enkere’l-Mehdiyyi’l-Muntazar, elBühûsu’l-İlmiyye, Riyad 1403/1983 , s. 52.


Yorum Yap

Yorumlar

Allah razı olsun. Tam istediğim gibi, hatta fevkalade bir cevap olmuş.
Gönderen: YUSUF BAŞOL
Tarih: 18.01.2024 09:42:44