Muhtelif Meseleler

13.03.2025

1306

"Bilinmeyen Gizli Bir Hazine İdim, Bilinmek İstedim, Bilineyim Diye Kâinatı Yarattım"

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

Bu kudsî hadis sahih midir? Sahih ise hangi kaynaklarda geçmektedir? 

13.03.2025 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Hadis-i Kudsi şöyledir; “Bilinmeyen gizli bir hazine idim, bilinmek istedim, bilineyim diye halkı (kâinat) yarattım” [1]

İsmâil Hakkı Bursevî, “Ben gizli bir hazine idim ...” hadisi üzerinde dururken bu hadisin rivayet açısından sabit olmasa bile keşfen sahih olduğunu söylemiştir.[2] İbnü’l-Arabî’ye göre, “Gizli bir hazine idim” ifadesi nakil açısından sabit değilse de keşfen sahih bir hadistir. Bu görüş bütün mutasavvıflar tarafından benimsenmiştir. Ali el-Kârî ise bu sözün hadis olmamakla birlikte taşıdığı mânanın, “Ben insanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım”[3] âyetine uygun olduğunu, zira bu âyetteki “ibadet etsinler” ifadesini bazı müfessirlerin “beni tanısınlar” şeklinde yorumladığını söyler. [4] Böylece bu kudsi hadis aslında ayetle sabit bir hakikati ortaya koymaktadır.

İbn Teymiyye’ye göre kenz-i mahfî hadisi olarak anılan söz “sahih olmadığı gibi zayıf bir hadis bile değildir, mevzûdur”[5] İbn Teymiye’nin müteşeddid ulemâdan olduğu; özellikle tasavvufî konulardaki rivâyetlere karşı bir mesafesi olduğu için bu yorumu normaldir. 

Ehl-i tasavvuf olan kimseler bir hadisin veya hadis âlimlerine göre sahih olmayan bazı hadislerin sıhhatini keşf yoluyla tesbit ettiklerini söylemişlerdir.  Abdülazîz ed-Debbâğ birçok hadisin sahih olup olmadığına keşf ile hükmetmiş, Şah Veliyyullah Dihlevî ed-Dürrü’s̱-s̱emîn’de, rüyada gördüğü Hz. Peygamber’den işittiği müjdeleyici nitelikteki hadisleri rivayet etmiştir. [6]

Ayrıca başta Fahrettin Râzi olmak üzere Nisaburî, Alusî, Ebu Suud Efendi vb. birçok müfessir bu hadise itimad etmişler ve tefsirlerinde sıklıkla bu hadisi kullanmışlardır.


[1] İsmâil b. Muhammed el-Aclûnî, Keşfü’l-ḫafâʾ ve müzîlü’l-ilbâs ʿamme’ştehere mine’l-eḥâdîs̱ ʿalâ elsineti’n-nâs (nşr. Ahmed el-Kalâş), Mektebetü’t-türâsi’l-İslâmî, Halep, ts., c.2, s.132

[2] İsmâil Hakkı Bursevî, Kenz-i Mahfî, İstanbul 1290, s. 2

[3] Zâriyât 51/56

[4] Aliyyü’l-Kârî, el-Esrâru’l-merfûa fi’l-ahbâri’l-mevdûa, Beyrût 1985, s. 179, hadîs no: 698.

[5] İbn Teymiyye, Mecmûʿu fetâvâ; Riyad 1381-86, c.18, s.122

[6] Süleyman Uludağ, “Keşf” Diyanet İslam Ansiklopedisi, Ankara, 2002, c: 25, s: 315-317


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız