İlgili yer Risale-i Nur'da şöyle geçmektedir:
Güneşin harareti ve elektrikle çarpmasıdır ki: Amerika’da beş saat bütün makineleri durdurmuş. Ve Kastamonu vilayeti cevvinde ve havasında semayı kızartmış, yangın suretini vermiş, diye ma‘nasız hezeyanlar ediyorlar. 1
İnsan, çevresinde meydana gelen olayları anlamaya çalışırken genellikle görünen sebeplere bakar. Bilim, olayların nasıl gerçekleştiğini araştırır ve fiziki sebeplerini ortaya koyar. Ancak bazı insanlar, bu sebepleri olayın bütün açıklaması zannederek daha geniş bir bakış açısını gözden kaçırabilir. Risale-i Nur’da geçen bu cümlede de böyle bir bakışın yanlış olduğunu Bediüzzaman Hazretleri bizlere tarif eder.
Metinde geçen “Güneşin harareti ve elektrikle çarpmasıdır ki...” ifadesi ise, bir kısım maddeperest insanların gökyüzünde meydana gelen olağanüstü olayları sadece güneş ısısı, elektrik olayları veya atmosferdeki değişimler gibi maddi sebeplerle açıklamalarına işaret etmektedir.
Örneğin Amerika’da meydana gelen ve birçok makinenin çalışmasını etkileyen büyük bir elektrik olayı ile Kastamonu’da gökyüzünün kızıl bir renge bürünüp yangın görüntüsü vermesi gibi hadiseler, bazı kişiler tarafından yalnızca fiziki sebeplerle açıklanmıştır.
Bediüzzaman Hazretlerinin burada dikkat çektiği nokta, bu sebeplerin tamamen yok sayılması değildir. Güneşin sıcaklığı, elektrik akımları veya atmosfer olayları elbette birer sebeptir ve bilim bunları araştırır. Ancak sadece “sebep budur” demek, olayın arkasındaki hikmeti ve düzeni açıklamaya yetmez. Çünkü bir olayın nasıl gerçekleştiğini bilmek ile o olayın niçin ve hangi amaçla gerçekleştiğini anlamak farklı şeylerdir.
Mesela bir kitabın mürekkep ve kağıttan meydana geldiğini söylemek doğrudur. Fakat sadece “Bu kitap kağıt ve mürekkepten oluşmuştur.” demek, kitabın içindeki bilgileri yazan bir yazarın varlığını açıklamaz. Aynı şekilde kainattaki olayların maddi sebeplerini bilmek de bu düzenin arkasındaki yaratıcı kudreti ve hikmeti görmezden gelmeyi gerektirmez.
Sonuç olarak bu cümlede anlatılmak istenen şudur: İnsan, tabiat olaylarını bilimsel olarak inceleyebilir; ancak gördüğü sebepleri asıl güç ve irade sahibi gibi kabul etmemelidir. Sebepler, olayların meydana gelmesinde birer araçtır. Asıl anlamı ve hikmeti görmek için olayların arkasındaki ilahi düzeni de düşünmek gerekir. Risale-i Nur, insanı sadece görünen sebeplerde takılı kalmamaya ve kainattaki hikmeti daha geniş bir bakışla değerlendirmeye davet etmektedir.
Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s.44

