Soru

Etek, Hırka ve Tesettür

Bol ve uzun etek üzerine bel hattını örtecek uzunlukta bir ceket, kazak, hırka vs üzerine de omuzlara dökülen şal ile tesettür sağlanır mı?

Tarih: 22.11.2021 19:01:40

Cevap

Tesettürle alakalı âyet ve hadislere bakıldığında İslâma göre örtünmenin zaruri şartları olduğu görülmektedir. Bu şartlara riayet nispetince tesettür emri yerine getirilmiş olacaktır. Bu şartları kısaca şöyle sıralayabiliriz:
1- Örtü, bütün vücudu örtmelidir. Zira Allâh u Teâlâ; “...Dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle.”[1] buyurmuştur. Cilbâb, bütün vücudu örten bir elbise, bir örtüdür. «Yüdnine», dena kökünden gelen bir fiildir. İdna elbiseyi, örtüyü aşağıya doğru salıvermektir. Buna göre dine uygun örtünme, vücudun tamamını örtmektir.

2- Örtü, alttaki elbiseyi gösterecek kadar İnce olmamalıdır. Zira hicaptan maksat gizlemektir. İnce örtü, alttaki elbisenin görünmesini önleyemez. Bakışlara da mâni olamaz. Nitekim Hz. Ayşe (ra); ‘’Ebubekir Sıddık'ın kızı Esma üzerinde ince bir elbise ile Resûlullah'ın (sav) yanına gelince Resûlullah (sav) ondan yüzünü çevirdi’’[2]

3- Örtünün kendisi bir ziynet olmamalı ve cazip renkli kumaşlar kullanılmamalıdır. Zira Allâhü Teala, ‘’Ziynetlerini açmasınlar. Bunlardan görünen kısım müstesna’’[3] buyurmuştur. Ayetteki görünen kısımdan maksat, kasıtsız olarak görünen kısımdır. Eğer üstten örtülecek örtünün kendisi ziynet sayılabilecek renk ve görünüşte olursa ona hicab denilemez. Böyle bir örtüyle örtünme de caiz değildir. Zira Örtünmekten maksat, ziynetlerin yabancılar tarafından görülmesini önlemektir.

4- Örtü, vücut hatlarını belli edecek ve fitneye sebep olacak kadar dar olmamalıdır. Zira Resûlullah (sav); “İki sınıf insan vardır ki onlar cehennem ehlidirler. Sığırların kuyruğuna benzer sopalarla halkı dövenler ve vücut hatlarını tamamıyla belli edecek elbise giyen kadınlar. Ki bunlar bu elbiselerle erkeklerin kalplerini çelmek için gezerken kırıtarak yürürler. Saçlarını da deve hörgüçlerine benzetirler. Onlar cennete giremeyecekleri gibi çok uzaklardan duyulabilen cennet kokusunu bile duyamazlar.’’[4] Buyurmuştur. 
Hadisteki “kâsiyatün âriyat”ın manası, ‘’Görünüşte giyinik, fakat hakikatte çıplaktırlar’’ demektir. Çünkü onlar öyle ince ve dar giyiniyorlar ki, elbiseleri ne avretlerini ne de vücutlarını örtmektedir.

5- Örtüden güzel koku gelmemelidir. Çünkü güzel koku, erkekleri etkiler.[5] Zira Resûlullah (sav); “Harama bakan göz, zina etmiştir. Güzel koku sürünerek erkeklerin arasına çıkan kadın da.’’[6] buyurmuştur.
6- Kadın ne erkek elbisesi giymeli ne de giydiği elbise erkek elbisesine benzemelidir.[7] Zira Ebu Hüreyre (ra); “Resûlullah (sav) kadın elbisesi giyen erkek ile erkek elbisesi giyen kadını lanetlemiştir.[8] demiştir. 

Bu maddelere göre tesettürün özellikleri için; ‘’kadının dışarı çıkarken giydiği ve tanınmasını engelleyen, vücut hatlarını belli etmeyen, tesettürün temel amacını gözeten, kadının iç elbiselerini örten geniş bir dış elbisedir.’’[9] diyebiliriz.

 

[1] Ahzâb, 33/59

[2] Ebu Davud

[3] Nûr, 24/31

[4] Müslim, “Libas”, 125; Ebû Dâvûd, “Libas”, 125.

[5] Sâbûnî, Revâiʿu’l-beyân, 2/370-373.

[6] Tirmizî, “Edeb”, 35; Ebû Abdurrahman Ahmed b. Şuayb en-Nesâî, es-Sünen. Abdulfettah Ebû Gudde, (Halep: Mektebü’l-Matbuâti’l-İslâmiyye, 1986),“Zînet”, 35.

[7] Sâbûnî, Revâiʿu’l-beyân, 2/370-373.

[8] Ebu Davud, Nesai. Tahricüs-Sünen, C. 6. S. 57.

[9] Kurtubî, el-Câmiʿ li-aḥkâmi’l-Ḳurʾân, 14/243.


Etiketler

Yorum Yap

Yorumlar