Soru

İslâm'a Göre Deve İdrarıyla Yapılan İlacın Hükmü

Sevgili Peygamberimizin (sav) bazı hastalara deve idrarı ve sütünü karıştırarak içmelerini tavsiye ettiği ile alakalı rivayet sahih midir? Sahih ise bu durumu nasıl anlamalıyız? İzah eder misiniz?

Tarih: 23.01.2024 23:18:19
Okunma: 141

Cevap

Bu hadisin konumuzla ilgili kısmı şöyledir;

“Ukl veya Ureyne kabilesinden bir grup Medine'ye gelmişlerdi. Tutuldukları hastalıktan dolayı Medîne’de kalmak istemediler. Hz. Peygamber (s.a.v) onlara, beytülmale ait develerin bulunduğu yere gidip orada kalmalarını, bu develerin idrarından ve sütünden (karıştırarak) içmelerini emretti. Onlar da bunu yapınca sağlıkları yerine geldi…”

Bu hadisin geçtiği başlıca en sahih kaynaklar ise şöyledir; 

  1. Buhârî, Vudû, 66, Zekât, 68, Meğâzî, 36, Hudûd, 17, Tıb, 6, 29, Diyât, 22, Cihâd ve’s-Siyer, 152, Tefsîr, 5.
  2. Müslim, Kasâme, 9-11; Ebu Dâvud, 2015, Hudûd, 3.
  3. Tirmizî, Tahâret, 55, Et‘ime, 38, Tıb, 6; Nesâî, 2010, Tahâret, 191, Muhârebe, 7, 8.
  4. İbn Mâce, Hudûd, 20, Tıb, 30.
  5. Ahmed b. Hanbel, ss. 19: 97, 20: 151, 387, 21: 448, 462.

Görüldüğü gibi bu hadis sıhhat açısından çok sağlamdır. Sadece Buhârî'yi inceleyecek olsak o bu hadisi sekiz bölümde yirmi beş tarikle tahrîc etmiştir. Buhârî’deki rivayetler özelinde yapılan bir çalışmada bu rivayetlerin isnadının hadis ilmi kriterlerine göre sahih olduğu sonucuna ulaşılmıştır.[1]

İnsanlar ilk görüşte böyle bir tedaviyi anlamlandıramasa da geçmişte ve günümüzde birçok hastalıklara karşı bu tarz tedavilerin uygulandığı bir gerçektir. Üstelik günümüzde çeşitli hayvanların zehirleri dahi ilaç yapımında kullanılmaktadır. Dolayısıyla, konu tamamen kimya ve eczacılık ilmiyle alakalı teknik bir meseledir. Resûlullah’ın (s.a.v) o dönemde faydası tecrübe edilmiş olan çeşitli tedavileri tavsiye etmesinde bu bakımdan yadırganacak bir taraf olmadığı gibi bu durumun hadisi kabul etmemek için haklı bir gerekçe oluşturması da makul değildir.[2]

Hz. Peygamber’in (s.a.v) tavsiye ettiği deve sütünün idrarı ile karıştırılarak içilmesi o günkü Arapların kendi aralarında uyguladıkları tedavi yöntemlerinden biriydi. [3]İbn Abbâs’dan gelen başka bir rivayette de deve sütü ve idrarın mide iltihabına ilaç olarak tavsiye edildiği görülmektedir. [4] Nitekim Anadolu’nun bazı bölgelerde idrarla tedavi uygulaması geleneğimiz bulunmaktadır.[5] Bu olay Türkçe’de “En küçük bir yardımı dahi esirgeyen” anlamına gelen “Yaralı parmağa i….memek (idrarını yapmamak)” deyimine de konu olmuştur.

İçerdiği amonyak oranından dolayı yaraya idrar sürülerek tedavi edilmesi şeklindeki bir ilk yardım yönteminin kullanıldığı bilinmektedir. Bu yöntem eskiden beri halk arasında bilinen bir hadisedir. Buna göre zamanımızdan 1400 yıl kadar önce Hz. Peygamber (s.a.v) zamanında “استسقاء البطن İstiskâ” adlı mide iltihabı hastalığının tedavisi için alınan deve sütü ve idrarının birlikte içilmesi yöntemini modern tıbbın imkânları altında değerlendirmek gerekmektedir.

Zira şimdilerde bile ilaç yapımında birçok kimyasal madde kullanılmaktadır. Bu ilacı günümüzde dahi Suudi Arabistan’da özellikle bedevilerin kullandıkları bilinmektedir. Bedevîler ¾’ü süt, ¼’ü ise deve idrarının bileşkesinden oluşturdukları bu ilaca “el-Abes” adını vermektedirler.[6]

Mesela Avrupa’da “Avicenna” olarak tanınan, yaşadığı devirde bütün dünyayı etkisine almış ve eserleri yıllarca Avrupa’da ders olarak okutulan ünlü tıp âlimi olan İbn Sina, hayvan sidiklerinde sağlığa faydalı unsurların bulunduğunu kabul etmekte ve bunlar arasında sidiği en faydalı olanın, havası enfes olan Arap badiyelerinde otlayan develer olduğunu söylemektedir.[7]

Harald W. Tietze’nin ilk baskısı 1996’da yapılan ve “International Bestseller” olan yani Dünya çapında en çok satan kitaplar arasına giren “Urine The Holy Water” yani “Kutsal Su İdrar” başlıklı kitabında 44. sayfasında “Deve idrarı”nın kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarına iyi geldiği ifade etmektedir.[8]

Birçok makalenin yer aldığı “Holistic Health Healing & Astrosciences” adlı kitabın ikinci cildinde “İdrar Terapisinin Mucizeleri” başlıklı makalede, İdrar terapisinin soğuk algınlığından kansere ve eklem iltihabından AIDS’e kadar birçok hastalığı tedavi etme potansiyeline sahip olduğu ifade edilmektedir.[9]

Kanser tedavisinde kullanılan ve “deve idrarından üretilmiş” kapsüller mevcuttur. Bu kapsülü üreten firma, 2009 yılında ABD’de bulunan “Amerika Patent Ofisi’nden” ilacın patentini almış ve kanser tedavilerinde deve idrarını kullanmaktadır.[10]

Bunun dışında el-Yehûdî , Antakî ve Kemâlüddîn Demîrî gibi doktorlar de deve idrarının belli terkipler içerisinde bazı hastalıklara iyi geldiğini ifade etmişlerdir.[11]

Görüldüğü gibi hadis metin kriterleri bağlamında çok sahihtir. Deve idrarı ile ilgili mesele ise o zamanın âdetlerinde kullanılan bir tedavi yöntemidir. Bu tedavi daha sonraki bilimsel gelişmelerle iyice anlaşılmış olup, birçok hastalıkların tedavisinde kullanılmıştır. Bu konu teknik ve bilimsel bir konu olup üzerinde tartışılması da gayet anlamsızdır. Nitekim günümüzde kullandığımız bir çok ilaçta bu tür hayvan idrarlar, derileri, dışkıları kullanılmaktadır. Bunu da geçtik hastalık olmaksızın tükettiğimiz bir çok gıdada insan saçından farklı hayvanların atıklarına varıncaya kadar pek çok hayvansal ve kimyasal zararlı atıkların kullanıldığı bilinen bir gerçektir. 


[1] Açık, A. (2002). Buhârî’nin Hadisleri Değerlendirme Metodu Açısından Uraniler Hadisi (Yüksek Lisans Tezi). Marmara Üniversitesi, s.51- 53

[2] Mehmet Ali ÇALGAN, SOSYAL MEDYADA HADİS TAHRİFATININ OLUŞTURDUĞU OLUMSUZ SÜNNET ALGISI, ULUSLARARASI GÜNÜMÜZDE İSLAMİ İLİMLER ALGISI SEMPOZYUMU I “Sünnet Algısı”, Bayburt 2021, s. 220

[3] Ahmed Naim, Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınlar, Ankara 1980, c.1, s. 187

[4] Ahmed b. Hanbel, c. 4, s. 416

[5] Yavuz Köktaş, Günümüz Hadis Tartışmaları, M.Ü. İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları, İstanbul 2015, s. 552

[6] Veysel ÖZDEMİR, Aceleci Hadis Yorumu ve Bunun Doğurduğu Sakıncalar, Academic Knowledge, 2 (1), S. 1-15

[7] Ibn Kayyım, Zadu’l-Mead, c.4, s.47, 48.

[8] Harald W. Tietze, Urine The Holy Water, Harald W. Tietze Publishing: 2003, 3rd edition (3. baskı. 1. baskı: 1996), P/L, Australia, s. 44.

[9] Dr. B.D. Sharma, Holistic Health Healing & Astrosciences (An International Sourcebook), Holistic Health & Healing in 21st Century, cild 2, B. Jain Publishers: 2003, s. 279.

[10] İlacın patent bilgisi: “United States, Patent Application Publication Khorsid. Patent No: US 2009/0297622 A1. 3 Aralık 2009”

[11] Ebû Bekr Muhammed er-Râzî, Kitâbü’l-Hâvî fi’t-tıb (Beyrut: Dâru İhyâi’t-Turâsi’l-Arabî, 1422/2002), 2/529-531; Dâvûd b. Ömer el-Antâkî, Tezkiretü üli’l-elbâb ve’l-câmiʿ li’l-ʿacebi’l-ʿucâb (Beyrut: Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, ts.), 1/88; Ebü’l-Bekâ Kemâlüddîn Muhammed eş-Şâfiî, Hayâtü’l-hayevâni’l-kübrâ (Beyrut: Dâru’l-Kütübi’lİlmiyye,1424/2003), 1/31.


Yorum Yap

Yorumlar

Çok teşekkürler, tam arzu ettiğim tarzda bir cevap olmuş, Allah razı olsun.
Gönderen: YUSUF BAŞOL
Tarih: 1.02.2024 14:35:27