Asr-ı Saadette ve müçtehit imamlar döneminde bilinmeyen, yakın zamanda ortaya çıkan sigorta hakkında klasik sünni fıkıh alimlerinin önemli bir kısmı; anlaşmaya dayalı sigortada faiz, aşırı belirsizlik (garar) ve kumara benzeyen yönler bulunduğunu vurguluyor. Bu nedenle özellikle hayat sigortası konusunda ciddi çekinceler var; meşru (helal) görenler azdır.1
Diyanet İşleri Başkanlığı ise daha ihtiyatlı bir yaklaşım sergiliyor. Eğer sigorta fonları faizsiz yatırımlarla işletilir ve haram bir alan sigortalanmazsa, ihtiyaç çerçevesinde hayat sigortasının caiz olabileceğini belirtiyor.2 İlgili fetvada işin önemli noktası, şirketin primleri nasıl değerlendirdiğidir. Faizli yatırımlarda kullanılırsa sorun devam eder; faizsiz finans araçlarıyla işletilirse caiz olduğu ifade edilmiştir.
Bu yüzden en sağlam yol, İslam dünyasında da kabul gören tekâfül (İslami/katılım sigorta) sistemidir. Karşılıklı yardımlaşma ve faizsiz yatırım usulünce çalışan model, birçok alim tarafından açıkça meşru/helal görülmektedir.3
Hasılı; prim iadeli hayat sigortası doğru şartlarla düzenlenirse caiz kabul edilebilir. Aksi halde şüpheli olmaya devam eder. Müslüman için en güvenilir seçenek tekâfül esaslı ürünlerdir.
Halil Gönenç, Günümüz Mesellerine Fetvalar, Yasin Yayınevi, c. 2, s 42.
https://kurul.diyanet.gov.tr/Karar-Mutalaa-Cevap/3656/sigortanin-dini-hukmu
Halil Gönenç, Günümüz Mesellerine Fetvalar, Yasin Yayınevi, c. 2, s 44.

