Soru

Cennet Nimetlerinden Mahrumiyet

1- Cennette nimetlerden mahrumiyet var mıdır? 2- Dünyada şarap içen cennette içemez. Dünyada ipek giyen, altın kullanan erkek Cennette bunlardan mahrum kalır diye buhariden bir hadis okudum. Bu durum "Orda nefislerin arzu ettiği herşey vardır" âyeti ile ters düşmez mi? 3- Eğer mahrumiyet varsa üzüntü olmayacağı bilinen Cennette kişiye üzüntü vermez mi? 4- Cennette bunlar harici yasaklar/cezalar var mıdır?

Tarih: 22.01.2023 15:49:39
Okunma: 315

Cevap

1. Resûlullah Efendimizden gelen rivayetlere bakıldığında, cennet hayatının nimetlerinin fevkalâde olduğu belirtilmekte; ayrıca tükenmeyip sürekli olacağı yani ebedî olacağı ifade edilmektedir. Bediüzzaman Hazretleri bu hususta telif ettiği 28. Söz Cennet Bahsi’nde şöyle bir beyanatta bulunmaktadır: “Cennet, bütün lezâiz-i mâneviyeye (manevi lezzetlere) medar (sebep) olduğu gibi, bütün lezâiz-i cismaniyeye (bedene ait lezzetlere) de medardır.”[1]

Bu bakımdan cennette nimetlerden mahrumiyet olmadığı aksine bütün nimetlerin en mükemmel tarzda ve daimî bir surette mü’minlere ihsan edileceği anlaşılmaktadır.

2. Hadisin lafzına dikkat edildiğinde, cennetteki mahrumiyetin umumî değil hususî olduğu anlaşılmaktadır. Evet Cenâb-ı Hak, bir imtihan gereği olarak insanlara dünyada iken bazı şeyleri haram kılmıştır. Mü'mine yakışan da bu fâni dünyadaki, fâni şeylere, haramlara tenezzül etmemesi; dünyanın çabuk kırılacak ve yok olacak cam şişeler hükmündeki nefsanî arzu ve isteklerini, ahiretin bakî, nuranî ve sonsuz elmaslarına değişmemesidir.

Bediüzzaman Hazretleri, ayrıca sualde bahsedilen âyeti şöyle izah etmektedir: “Orada canların kendisini çektiği ve gözlerin hoşlandığı her şey vardır.” (meâlindeki) âyetin sarâhat-ı kat‘iyesiyle (kesin açık manasıyla), insan, en ziyâde ünsiyet ettiği (alıştığı) ve dünyada nümûnesini tatmış olduğu cismânî (cisme ait) lezzetleri cennete lâyık bir tarzda görecek, tadacak. Ve lisan ve göz ve kulak gibi a‘zâların ettikleri hâlis (samimi) şükürlerinin ve husûsî ibâdetlerinin mükâfâtları, o uzuvlara mahsus (özel) cismânî lezzetler ile verilecektir.”[2]

Netice olarak, bahsi geçen âyet ile hadis arasında bir çelişki bulunmamakta, cennetteki mahrumiyetin, dünyada iken gaflet ile Allah-u Teala’nın emir ve yasaklarına dikkat etmeyen mü'minler için olduğu anlaşılmaktadır.

3. İman edip, salih amel işleyen ve Rablerinin fazl, ihsan ve keremiyle cennete girenler için orada bir mahrumiyet, korku ve üzüntü söz konusu değildir. Bu konuda pek çok âyet-i kerime de bulunmaktadır.

4. Yine âyetlerden anlaşıldığı üzere, cennette mü'minlere oraya layık ve münasip bir hayat bahşedilecektir. Bediüzzaman Hazretleri yine şöyle bir ifadede bulunmaktadır: “Rahmân, öyle bir âlemde, öyle has ibâdına (kullarına) öyle ikramlar edecek; ne göz görmüş, ne kulak işitmiş, ne kalb-i beşere hutur etmiştir! Âmennâ.”[3] Yani sâlih kullar için hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın duymadığı, hiçbir insanın hatır ve hayal edemediği nimetler hazırlandığı bu hadis-i şeriften anlaşılmaktadır.

Demek insan cennete nimetlerden mahrum kalmak, üzülmek ve yasaklar, cezalar çekmek için değil, ebedî nimetlere, lütuflara nail olmak için girecektir.


[1] Sözler, 171.

[2] Asay-ı Musa, 39.

[3] Zülfikar, 36.


Etiketler

Alâkalı Sorular

Yorum Yap

Yorumlar