Soru

İmama Uyan Kişi Hata Yaparsa Sehiv Secdesi Yapması Gerekir mi?

Cemaatle namazdayken içimizden okunan surelerden veya dualardan birisinde hata yaparsak, sehiv secdesi yapmamız gerekir mi? 

Tarih: 4.12.2023 07:15:58
Okunma: 1493

Cevap

Cemaatle namazda imam sehiv secdesini gerektiren bir yanlışlık yaparsa onunla birlikte cemaat de bu secdeleri yapar; imama uyanın yaptığı yanlışlıklardan dolayı sehiv secdesi gerekmez. [1]

İmama uyan kişi yaptığı hatadan dolayı sehiv secdesi yapmaz.  İmam sehiv secdesi yaparsa imamla birlikte sehiv secdesini yapar. Eğer kişi imama birinci rekâttan sonra uysa ve imam selam verdikten sonra namazını tamamlamak için tek başına devam etse ve namazı tek başına kılarken sehiv secdesini gerektirecek bir hata yapsa, bu durumda sehiv secdesi yapar. Çünkü imamın selamından sonra namaza devam edenler tek başına namaz kılan hükmündedir. Tek başına namaz kılan da sehiv secdesi yapar.[2],

Sehiv Secdesi Nasıl Yapılır?
Sehiv secdesinin yapılış şekli şöyledir: Namazın son oturuşunda tahiyyât okunarak sağ tarafa selâm verilir ve hiç ara vermeksizin, tekbir getirilerek secdeye varılır. Burada üç kere “Sübhâne rabbiye’l-a‘lâ” denilir. Sonra tekbir getirilerek oturulur, tekrar “Allahü ekber” denilerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere “Sübhâne rabbiye’l-a‘lâ” denilir ve “Allahü ekber” denilerek oturulur. Bu oturuşta, “Ettehiyyâtü, Allahümme salli, Allahümme bârik ve Rabbenâ...” duaları okunarak önce sağa, sonra sola selâm verilir.

Sehiv secdesine gitmeden önceki oturuşta da salli-bârik ve diğer duaları okumak caizdir. Sehiv secdesinin, her iki tarafa selâm verdikten sonra yapılabileceği görüşünde olanlar bulunmakla beraber; cumhur, sadece sağ tarafa selâm verdikten sonra yapılmasını tercih etmektedir.[3]

Ayrıca bakınız;

https://risale.online/soru-cevap/sehiv-secdesi-ile-ilgili 


[1] Salim Öğüt, “Sehiv Secdesi”Maddesi, Türkiye Diyanet Vakfı, İstanbul 2009, c.36, s.318-319

[2] Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali, s. 201

[3] .Mevsılî, el-İhtiyâr, c.1, s.72-73; Heyet, el-Fetâva’l-Hindiyye, c.1, s.125; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, c.2, s. 77-78.


Yorum Yap

Yorumlar