Soru

Bediuzzaman Hazretlerinin Vefatı Esnasında Kimler Vardı

Bediüzzaman Hazretlerinin vefatında yanında kimler vardı?

Bediüzzaman Hazretlerinin vefatında yanında kimler vardı?Bediüzzaman Hz. Urfa'da vefat edip defn olunurken Hüsrev Efendi ve Isparta'daki talebeleri yanına neden gelemediler?

Tarih: 27.01.2021 17:24:40
Okunma: 141

Cevap

Birincisi; Bediüzzaman Hazretlerinin vefatında yanında kimler vardı?

Üstad Hazretleri Isparta’dan Urfa’ya yaptığı son yolculuğunda yanında üç talebesi bulunmaktadır.[1]  Yapılan yazışmalardan ve gönderilen telgraflardan anlaşıldığı kadarıyla Üstadın vefatında da yanında bulunan bu talebeleri Hüsnü, Zübeyir ve Bayram’dır.[2]

İkincisi; Bediüzzaman Hazretleri, Urfa'da vefat edip defin olunurken Hüsrev Efendi ve Isparta'daki talebeleri yanına neden gelemediler?

“Bediüzzaman Hazretleri Isparta’ya olan sevgisinden dolayı orada defnolmak istediğini defalarca ifade etmiştir.

Mesela; “Marangoz merhum Barla’lı, hârika sadakatlı Mustafa Çavuş’un tam yerine geçen Medrese-i Nûriye’nin tam çalışkan kahramanlarından Marangoz Ahmed’in benim için Sava’nın Davraz Dağı’nda berzahî ve uhrevî bir menzil, bir mezar düşünmesi ve yazması, beni çok sevindirdi ve hazînâne ağlattırdı.

Yine Kastamonu’dan Isparta Hapishanesi’ne getirilme arefesinde karşılaştığı bir tevâfuktan bahsederek şöyle demişti: “Isparta Vilâyetinde kıymetdâr kardeşlerimin kucaklarında teslim-i ruh edip o mübarek toprağa defnolmamı, kalben niyaz ettim.”[3]

Hazret-i Üstad’ın Isparta’da defnedilme arzusunun bu şekilde biliniyor olması sebebiyle, Urfa’daki beklenmedik vefatı, kendisini orada defnedip etmemek konusunda talebeler arasında tereddütlere sebeb olmuştur. Aynı günün sabahında, yanında bulunan talebeler, çektikleri telgraflarla Üstad’ın vefatını Isparta’ya haber vermişler ve ne yapmaları lazım geldiğini sormuşlar. Telgraflardaki ifadeleri şöyledir:

“Üstad’ımız vefat etti. Acele geliniz. Biz şimdi ne yapacağız? ”

Buna cevaben Hüsrev Efendi kendilerine Hazret-i Üstad’ı Isparta’ya getirmelerini isteyen şu telgrafı gönderir:

 “Hazret-i Üstad’ın vefatı bizi pek fazla üzmüş ve yıpratmıştır. Aziz Üstad’ın bütün eserleri ile hayatı Isparta’da geçmiştir. Aziz Üstad’ın kabr-i şerifleri de Isparta’da olması pek elzemdir. Mübarek Üstad’ın mübarek cesedlerini de her halde Isparta’ya getiriniz. Cümlenizi gözyaşlarıyla tâziye eder ve ebedi saadetler dilerim.

Hüsrev Efendi’nin bu talebinin tek sebebi, sadece Bediüzzaman Hazretleri’nin Isparta’ya son derece değer vermiş olması değildi. “Üstad Bediüzzaman’ın bizzat kendi vasiyetnamesinde Isparta’da defnolunmak istemesiydi.”[4] Bu ifadelerde, Hazret-i Üstad Isparta’da defnedilmeyi açıkça şöyle vasiyet etmekteydi:

“Barla’da vefat edersem Barla’nın yukarı mezaristanına, Isparta’da vefat edersem Sava Mezaristanı’na götürünüz. Said Nursî”

Hüsrev Efendi, Bediüzzaman Hazretleri’nin Isparta’ya getirilmesini beklerken, vefatı esnasında yanında bulunan talebeler, cenazeye iştirak etmek için Urfa’ya akın eden on binlerce insan varken buna muvaffak olamayacaklarını bildirmişlerdir.  Hazret-i Üstad çok sevdiği Isparta’da defnolmayı vasiyet etmiş olmasına rağmen Urfa’da defnedilmiştir.”[5]

Yukarıdaki izahatlardan anlaşıldığına göre, Hüsrev Efendi ve Isparta talebelerinin gidememe sebepleri aşağıdaki şekilde sıralanabilir.

  1. Bediüzzaman hazretleri kabrinin Isparta’da olmasını arzu etmiştir. Bunu da değişik vesilelerle dile getirmiştir. Hüsrev Efendi de bunu bildiğinden, yazdığı telgraftan da anlaşıldığı üzere, Üstadın mübarek na’şının Isparta’ya gelmesini talep etmiştir.
  2.    O zaman için iletişimin hemen sağlanması mümkün değildir. Yukarıda adresleri verilen telgrafların gönderilme zamanlarına bakılırsa bu konu daha net anlaşılacaktır. Sağlıklı iletişim kurulamayınca gitme işi de birinci madde de değinildiği sebeplerden dolayı kalmıştır.
  3. Her hâlükârda Üstad’ın cenazesinin Isparta’ya geleceğini bildiklerinden dolayı burada gerekli hazırlıklar yapmışlardır. Zira yukarıda bahsi geçtiği üzere bu üstadın bir talebi ve vasiyetiydi. (Kaderin garip bir cilvesi ki tam 111 gün sonra bu gerçekleşmiştir.)
  4. O zaman için ulaşım çok kolay değildi, Hüsrev Efendi’nin ise hususi bir vasıtası bulunmuyordu. Dolayısıyla Üstadın mübarek na’şının gelemeyeceği belli olduktan sonra gidilmeye kalkışılsa bile define yetişilemeyeceği açıktır. Zira dönemin hükümeti bir an önce cenazeyi defnetmek istiyordu. Bundan dolayı Urfa’daki talebelerine baskı yapıyorlardı.
  5. Bediüzzaman hazretlerinin mübarek na’şının Isparta’ya geleceği, hem Üstad’ın arzusu ve vasiyeti idi. Hem de Hüsrev Efendi’nin bütün gayreti bu yöndeydi. Zaman biraz uzasa da bu mübarek zatların duası kabul olmuş, Üstad Hazretlerinin mübarek na’şı Isparta’ya getirilmiştir.

Bu sebeplerden dolayı Hüsrev Efendi ve Isparta talebeleri Urfa’ya gidememişlerdir.

 


[1] Bunun için bkz: Bediüzzaman Said Nursî ve Hayru’l-Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak, C; 3, s;1145.

[2] Bunun için bkz: Bediüzzaman Said Nursî ve Hayru’l-Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak, C; 3, s;1148-1150.

[3] Osmanlıca Şuâlar-2, s, 361.

[4] Bu vasiyetnamenin orijinal metni ve tamamı için bkz: Bediüzzaman Said Nursî ve Hayru’l-Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak, C; 3, s;1154-1158.

[5] Bu konunun geniş izahı için bkz;  Bediüzzaman Said Nursî ve Hayru’l-Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak, C; 3, s; 1143-1174.

 

 


Yorum Yap

Yorumlar