İMAN

07.01.2026

5

Sosyal Medyanın Zararlarından İmanımızı Korumanın Yolları

Günümüzde sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla pek çok günah hem görünür hâle gelmiş hem de adeta meşrulaşmış olsa da, onların günah olduğu ve kaçınılması gerektiği gerçeği değişmez. Ne var ki gafletle bu günahlara düşebiliyor ve büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Özellikle sosyal medya girdabına kapılınca bu hâl bir bağımlılığa dönüşüyor. Peki, böyle bir zamanda kendimizi nasıl muhafaza edebiliriz?

07.01.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

İnsanı günahlardan ve haramlardan koruyacak bir çok yol ve yöntem vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:

1. Allah’a ve ahirete iman: İmanın davranışlarımız üzerinde doğrudan etkisi vardır. Güzel ahlakın kaynağı imandır. Allah’a ve ahirete inanan bir insan sürekli Allah’ın huzurunda olduğunu ve bir gün yaptıklarından mutlaka hesaba çekileceğini bilir. İman kuvvetine göre elini harama uzatamaz, yalan söylemekten çekinir, harama dönüp bakamaz, Allah’ın huzurunda edebe zıt hareket etmekten utanır.

2. Allah’a ibadet etmek: İçinde yaşadığı toplumda insanı menhiyattan ve günahlardan sakındıran, takvadır. Takva ise ibadetle elde edilir. Şu ayet buna işaret etmektedir:

Ey İnsanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edin ki takvâya eresiniz.1

Kabirde ilk hesaba çekileceğimiz amel olan namaz ibadeti, Allah’ın emir ve yasaklarına itaat etmeye alıştırır, çirkin işlerden ve kötülüklerden alıkoyar.2 Yine mükâfatını ancak Rabbimizin verebileceği oruç ibadeti, açlık vesilesiyle nefsin mevhum rububiyetini kırar, kul olduğunu hatırlatır, başına buyruk hareket etmesini önler. Böylece toplumda huzuru bozacak kötülüklerin önüne geçilmiş olur. Diğer taraftan Risale-i Nur'da şöyle bir tespit bulunmaktadır:

Dua ve tevekkül, meyelân-ı hayra büyük bir kuvvet verdiği gibi istiğfar ve tevbe dahi meyelân-ı şerri keser, tecavüzâtını kırar.3

Peygamber Efendimiz (sav) şu sözüyle orucun sadece aç kalmaktan ibâret olmadığını açıkça ifâde etmiştir:

Gerçek oruç; yemeyi ve içmeyi terk etmek değildir. Asıl oruç, boş sözü ve hayâsızca konuşmayı terk etmektir. Oruçlu iken birisi sana söver veya kabalık ederse, ‘Ben oruçluyum, ben oruçluyum’ de! 4

Bu hadis-i şeriften anlaşılıyor ki; orucun en faziletli olanı, göz, kulak, kalp, hayal, fikir vb. duygulara da mide gibi bir çeşit oruç tutturmaktır. Yani haramlardan, boş işlerden onları çekmek ve her birisini uygun ibadetlere yönlendirmektir. Meselâ: Dili yalandan, gıybetten ve kötü sözlerden uzak tutarak ona oruç tutturmaktır. Kur'ân okumak, zikir, tesbih, salâvat ve istiğfar gibi şeylerle dili meşgul etmektir. Gözü haramlara bakmaktan uzak tutup, Allah’ın yarattığı güzel şeylere bakmakla meşgul etmektir. Kulağı kötü şeyleri işitmekten alıkoyup, hak sözleri ve Kur'ân’ı dinlemekle oruç tutturmaktır.

3. İslam ahlakıyla ahlaklanmak: Her Müslümanın ahlakını güzelleştirmesi üzerine farz olan bir vazifedir. Doğru sözlü olma, dürüst davranma, sabırlı olma, affedici ve yardımsever olmak gibi özellikler temelde insanî bir meziyettir fakat hakiki anlamda iman nurundan beslenmektedir. İmandan sonra bize en çok lazım olan doğruluktur, dürüstlüktür. Bu konuda Rabbimiz şöyle buyuruyor:

Ey îmân edenler! Allah'tan sakının ve doğru söz söyleyin! 5

Sevgili Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuştur:

Siz bana şu altı şey hakkında teminat verin, ben de size cennete girmeniz konusunda teminat vereyim: Konuştuğunuzda doğru söyleyin. Söz verdiğinizde sözünüzü tutun. Size bir emanet bırakıldığında emanete riayet edin. İffetinizi koruyun. Harama bakmaktan sakının. Ve elinizi harama uzatmayın.6

Sonuç olarak, dünya hayatı geçicidir, ahiret hayatı ise ebedidir. Dünya, misafiri olduğumuz bir ev gibidir. Kuralları ev sahibi belirler. Nasıl ki misafir, izinsiz evin haremine, başka odalarına giremez. Aynen bunun gibi şu dünyada bizi misafir eden Rabbimiz bir takım kuralları peygamberler ve kitaplar aracılığıyla bize bildirmiştir. Bu nedenle helale harama çok dikkat etmeliyiz. Bizim en büyük vazifemiz Allah’a iman ve ibadettir, takva sahibi ve güzel ahlaklı olmaktır.

Kaynakçalar
  1. Bakara, 2/21.

  2. Ankebût, 29/45.

  3. Bediüzzaman Said Nursi, Tılsımlar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 86.

  4. Câmiü's Sağîr, c. 2, s. 249, h.no: 7578.

  5. Ahzâb, 33/70.

  6. Ahmet b. Hanbel, V, 323.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız