Abdesti bozmayan şeyler şunlardır:
Bir hastalıktan dolayı olmaksızın gözden akan su ve ağlama.
Yara ve emsali içinde görülüp dışarıya çıkmayan kan, irin ve sarı su damlası.
Bir yaradan kopan deri parçası.
Mayasıl rutubeti ve parmak aralarındaki pişinti.
Yarı miktardan az donmuş kana bulaşmış tükürük ve sümük.
Kulaktan, burundan veya yaradan çıkan kurt. Bu kurt temizdir; üzerindeki yaşlık ise azdır, kendisinde akıcılık kuvveti yoktur.
Ağız dolusu olmayan kusuntu.
Baştan inen veya içeriden yükselip çıkan balgam, velev ki ağız dolusu olsun. Bu, İmam-ı Âzam ile İmam Muhammed’e göredir. İmam Ebû Yusuf’a göre cevften (içeriden) gelen ağız dolusu balgam abdesti bozar.
Erkeğin veya kadının tenasül organından çıkan kokmuş veya kokmamış yel.
Arka taraftan rutubetsiz, kokusuz bir hâlde çıkarılan hukne (kullanılmış ilaç). Maahaza bu hâlde ihtiyata uygun olan, abdesti tazelemektir.
Erkeğin tenasül uzvuna damlatılıp daha sonra geri gelen yağ. Bu, İmam-ı Âzam’a göredir.
Donmuş aleka (pıhtı) hâlinde kusulan kan parçası.
Baştan buruna veya kulağa kadar akıp gelen, fakat gusül için temizlenmesi icap edecek kadar akmayan kan.
Kullanılan misvakte veya ısırılan elma, ayva gibi sert bir meyve üzerinde görülüp akıcılığı bilinmeyen kan eseri.
Pire, kene, sivrisinek, karasinek gibi haşerattan birinin doluncaya kadar emdiği kan. Sülüğün doluncaya kadar emip de düştüğü zaman kendisinden akacak kadar olan kan abdesti bozar.
Saçların tıraş edilmesi, bıyıkların kırpılması, tırnakların kesilmesi.
Oturağı yere tamamen yerleştirmek suretiyle oturarak uyumak.
Namazda iken ayakta veya oturarak ya da rükû veya secde hâlinde uyumak.
Namaz haricinde veya cenaze namazında veya tilâvet secdesinde kahkaha ile gülmek. Şâfiîlere göre namaz içinde de kahkaha ile abdest bozulmaz.
Tebessüm, yani ne kendisinin ne de yanındakilerin işitemeyeceği derecede gülümseme. Bununla abdest bozulmayacağı gibi namaz da bozulmaz. Fakat yalnız kendisinin işiteceği derecedeki gülmek abdesti bozmazsa da namazı bozar.
Herhangi bir kimsenin vücuduna veya tenasül uzvuna yalnız el ile temasta bulunmak. Şâfiîlere göre, herhangi bir yabancı kadının bir uzvuna hiçbir hâil bulunmaksızın temasta bulunmak abdesti bozar; velev ki bir lezzete mukarin olmasın. Bundan kadının saçları, dişleri ve tırnakları müstesnadır.
Meselâ, Hanefî mezhebinde bulunan bir kimse kendi mezhebine göre abdesti bozmayıp başka mezheplere göre abdesti bozan bir hâlde bulunmuşsa — ihtilâftan kurtulmak için — abdest almalıdır. Bu menduptur. Özellikle imam ise.1
Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali, Bilmen Yayınları, İstanbul ts., s 80

