Bağış Yap

Bediüzzaman Said Nursi

30.09.2012

4231

Bediüzzaman Hazretleri Neden “Yirmi Beş Milyon Türk” İfadesini Kullanmıştır?

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

''Yirmi beş milyon Türk cemiyetinin imanı namına bir Said değil bin Said feda olsun'' Sözü çok insan tarafından yanlış anlaşılmaktadır. Bu sözden kasıt nedir?

02.10.2012 tarihinde cevaplandı.

Cevap

İlgili yer Risale-iNur'da şöyle geçmektedir:

Ben cemiyetin iman selâmeti yolunda ahiretimi de feda ettim. Gözümde ne Cennet sevdası var ne Cehennem korkusu. Cemiyetin, yirmi beş milyon Türk cemiyetinin imanı namına bir Said değil, bin Said feda olsun. Kur’ân’ımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa Cenneti de istemem, orası da bana zindan olur. Milletimizin imanını selâmette görürsem Cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım. Çünkü vücudum yanarken gönlüm gül gülistan olur.1

Yukarıdaki ifadelerden hareketle şu noktalar daha açık şekilde ifade edilebilir:

  1. Bediüzzaman Hazretleri, Türkiye’nin doğusunda dünyaya gelmiş, hayatının bir kısmını orada geçirmiş; daha sonra da memleketin batısına, güneyine ve kuzeyine gitmiştir. Bu sebeple, Anadolu’da yaşayan toplulukları ve milletleri yakından bilen bir zattır. Nitekim Anadolu’nun farklı milletlerine mensup talebeleri de bulunmuştur.

  2. Burada Türkiye nüfusunun “Türk” olarak ifade edilmesi, çoğunluğu esas alma şeklindedir. Yani Anadolu’da yaşayan insanların büyük kısmı Türk olduğu için bu tabir kullanılmıştır. İfadede çoğunluk kastedilmiştir.

  3. Hz. Üstad, bu sözlerin yer aldığı mülâkatı 1952 yılında İstanbul’da Eşref Edip ile yapmıştır. O dönemde Türkiye’nin nüfusu yaklaşık 22 milyon civarındadır. Kullanılan rakam da bu duruma uygundur.

  4. Buradaki “Türk” ifadesiyle, Anadolu’da yaşayan Müslümanlar kastedilmiştir.

  5. Bediüzzaman Hazretleri, hiçbir milleti dışlamadan bütün insanlığın selâmeti için her türlü fedakârlığı göze almış; şahsî mutluluğundan, hatta gerektiğinde hayatından bile vazgeçmeyi kabul etmiştir.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Seçma Lahikalar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2021, s. 189.

Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (1)

hayatının şehadetiyle ve binler Türk kıymetdar zâtların tasdikiyle, dindar müttaki bir Türk'ü, lâkayd çok Kürdlere tercih eden, hattâ mahkemede Hâfız Ali gibi kuvvetli imanı bulunan bir Türk kardeşini, yüz Kürd'e değiştirmediğini isbat eden ve hürmet ve ihtiram görmemek için zaruret olmadan halklarla görüşmeyen ve câmiye gitmeyen ve kırk seneden beri bütün kuvvetiyle, bütün âsârıyla İslâmiyetin uhuvvetine ve müslümanların birbirine muhabbetine çalışan ve Türk milleti Kur'anın bayraktarı ve sena-i Kur'aniyeye mazhar olduğu için, o milleti çok seven ve hayatını onlar içinde geçiren bir adam hakkında, sâbık vali resmî lisan ile ihanet için propaganda yapmak ve dostlarını ürkütmek için: "O Kürddür, siz Türksünüz, o Şafiîdir, siz Hanefîsiniz" deyip herkesi ürkütüp ondan çekindirmeğe çalışması ve yirmi senede ve iki mahkemede, tarz-ı kıyafeti değiştirilmeğe mecbur edilmeyen ve şapka yarı askerin başından kalkmasıyla beraber, münzevi bir adamın zorla başına şapka giydirmeğe cebretmeyi hangi maslahat, hangi kanun buna müsaade eder? Şualar(375) üstadı Kürdçülükle suçlayan mahkemeye karşı üstadın verdiği beyandır. yoksa üstad ne Kürdçü Ne Türkçü Ne de başka birşeycidir yalnızca iman ve kurancıdır.

23.12.2012

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız