EMİRDAĞ LÂHİKASI 2. CİLD

186

Risâle-i Nûr’un erkânından İkinci Sabrî’nin ve hâs arkadaşlarının hesabına mahdûmu Feyzî Fezaî’nin yazdığı bu samîmî fıkrasındaki Nûr doğması zamanıdır. müjdesine Âmîn deriz. Lâhika’ya girsin. Bazı kelimelerini bilemedim. Siz ıslâh edersiniz.

[238]

بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ

Azîz Üstâdım Efendim Hazretleri,

Risâle-i Nûr feyzinden almış olduğum ilhâm üzere yazılan bu kıymetsiz şiirin kabûlünü ricâ ederim.

1

Umduğumuz gün pek yakın

Nûr doğması zamanıdır

Semâvâttan akın akın

Nûr doğması zamanıdır.

Allâh söyler kamu zerre

Demek lâzım birkaç kere

Bundan böyle vedâ‘ şerre

Nûr doğması zamanıdır.

2

Can mübtelâdır illete

Kim dayanır bu zillete

Müjde evlâd-ı millete

Nûr doğması zamanıdır.

Her kalp bir gümüş buhûrdân

Hisse al düşen yağmurdan

Şükür Risâle-i Nûr’dan

Nûr doğması zamanıdır.

187

3

Kalb gittiği yoldan emîn

Dönmemeye ettik yemîn

Bin şükür Rabbü'l-Âlemîn

Nûr doğması zamanıdır.

Gözümüzden akar yaşlar

Sözümüz hamd ile başlar

Yüz yirmi bin kalem işler

Nûr doğması zamanıdır.

Önümüzde nûr denizi

Sevinçle bekliyor bizi

Yıkayalım içimizi

Nûr doğması zamanıdır.

Yardım eyle yüce Allâh

Her işte bulalım felâh

Şükür yakınlaştı sabah

Nûr doğması zamanıdır.

4

Allâh’ı anan sözlere

Bütün dağlara düzlere

Şol nûrdan aydın yüzlere

Nûr doğması zamanıdır.

Gönül kurtulsun yasından

Nûr içelim aşk tâsından

Yedi dağın arkasından

Nûr doğması zamanıdır.

Ölünceye dek aşk ile

Allâh diyelim meşk ile

Ol cennetteki köşk ile

Nûr doğması zamanıdır.

Bu işin fenâdır sonu

Ey gāfil bitir uykunu

Allâh’a yönelt duygunu

Nûr doğması zamanıdır.

188

5

Bak etrâfa fikreyle

Hak yolunda zikreyle

Var Allâh’a şükreyle

Nûr doğması zamanıdır.

Bakma sağına soluna

Doğru yürü Hak yoluna

Müjde Allâh’ın kuluna

Nûr doğması zamanıdır.

Risâle-i Nûr’un mâhiyetiyle

Hak kitabın âyetiyle

Allâh’ın inâyetiyle

Nûr doğması zamanıdır.

Yoğumuz varımız belli

Sevgimiz yârimiz belli

Şükür baharımız belli

Nûr doğması zamanıdır.

6

Tahammül kalmadı sabra

La‘net kötülüğe kibre

Işık düşer gibi kabre

Nûr doğması zamanıdır.

Anlaşılmıyor bu ne hâl

Dünya dediğin bir hayâl

Uyan ey evlâd ü ıyâl

Nûr doğması zamanıdır.

Gözlerimiz hasret düne

Derd eğlenmede gün güne

Şu karanlıklar üstüne

Nûr doğması zamanıdır.

Uğruna fedâ can beden

Bizleri teselli eden

Nûr kaynağı risâleden

Nûr doğması zamanıdır.

189

7

Şükürler olsun Risâle-i Nûr’a

Garketti bizi murâda

Hızır as yetişti imdâda

Nûr doğması zamanıdır.

Gayrı söz kalmasın derde

Dünyalık hevesler nerede

Güneşin doğduğu yerde

Nûr doğması zamanıdır.

Sancakla donanmada burç

Âzâd olsun şek şüphe suç

Hakka şükür avuç avuç

Nûr doğması zamanıdır.

Yazık olsun gāfillere

Allâh demeyen dillere

Hakkı aramayan ellere

Nûr doğması zamanıdır.

8

Yıllarca çekse de cefâ

Kim Hakkına kılmaz vefâ

Mü’min olana ne safâ

Nûr doğması zamanıdır.

Alnında okundu yazı

Her kul kısmetine râzı

Çoktan kuruldu terâzi

Nûr doğması zamanıdır.

Semâvâtın hikmetine

Nûrların himmetine

Âhirzaman ümmetine

Nûr doğması zamanıdır.

Arayalım aynı izi

Bayramlar bekliyor bizi

Yıkayalım içimizi

Nûr doğması zamanıdır.

190

9

Pek imrenme saltanata

Hangi dîndâr ana, ata

Gam deryası Kâinâta

Nûr doğması zamanıdır.

Bu hesabı bilen bilir

Herkes kazancını alır

Hak hukūk nasıl kaybolur

Nûr doğması zamanıdır.

Kubbelerden taştı ezân

Yakınlaştı yevm-i mîzân

Çalınmak üzere borazan

Nûr doğması zamanıdır.

Yolumuz Rabbimiz tek bir

Getir Teâlâ’ya tekbîr

Bal bir arı bir petek bir

Nûr doğması zamanıdır.

10

Yürü aşk gölüne eğil

Göreceğin yalan değil

Vicdânına sebîl sebîl

Nûr doğması zamanıdır.

Yeter bu çağırıp coşan

Gün gelir olursun pişman

Dinine kesilme düşman

Nûr doğması zamanıdır.

Gözünü aç olma deli

Kâinâttaki sır belli

Ara der dinle teselli

Nûr doğması zamanıdır.

Bu tuttuğumuz Hakk yolu

Yüreğimiz îmân dolu

Görmeyiz sağı solu

Nûr doğması zamanıdır.

191

11

Âkil olan hakkı arar

Boş oturmak neye yarar

Eyleme nefsine zarar

Nûr doğması zamanıdır.

İşlediğin günâh sâfî

Bu bitmeyen isyan kâfî

Günâhı eyle telâfî

Nûr doğması zamanıdır.

Çeken çeksin seni

Almaz hak kalesini

Bir gün bulur belâsını

Nûr doğması zamanıdır.

Üstâd engelleri yardı

Müjdenin gelmiyor ardı

Ufku ins ve melek sardı

Nûr doğması zamanıdır.

12

Akan göz yaşları ile

Dağların taşları ile

Güvercin kuşları ile

Nûr doğması zamanıdır.

Bu bir imtihândır çetin

Yolunu ara cennetin

Esîri olma cinnetin

Nûr doğması zamanıdır.

Bu mudur Allâh’a kulluk

Bak etrafına ne bolluk

Allâh’ı ara bir yolluk

Nûr doğması zamanıdır.

Vaz‘iyetin alâmeti

Andırıyor kıyâmeti

Bulmak lâzım selâmeti

Nûr doğması zamanıdır.

192

13

Acele eyle vakit dar

Al nasîbini bahtiyar

Nûr yolunda genç ihtiyâr

Nûr doğması zamanıdır.

Ne kadar değişti zaman

Yeter gam keder el-emân

Ortada hazır kahraman

Nûr doğması zamanıdır.

14

Ak güvercin çırptı kanat

Göklerde kurdu saltanat

Kâfire şeytana inat

Nûr doğması zamanıdır.

Kul Fezâî ağlayıp der

Günâh işlediğin yeter

Biraz ıslâh ol derbeder

Nûr doğması zamanıdır.

Sabrî ve arkadaşları nâmına çok günâhkâr âciz Fezâî

[239]

بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ

اَلسَّلَامُ عَلَیْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ

Azîz, Sıddîk kardeşlerim,

Siz mâdem Zülfikār’a başlamışsınız, ona devam ediniz. Sonra taksîmü’l-a‘mâl ile başka mecmûaları tab‘ edersiniz. Mu‘cizât-ı Kur’âniye zeyilleri içinde manzûm Lemeât’tan bir parça var. Sizde varsa iyi, yoksa onu da bulunuz.

193

Hem Meyvenin Onuncu Mes’elesi’nin münâsib gördüğünüz bir kısmı veya tamamı zeyillere girsin. Eğer el yazısıyla bizim için yazılan Zülfikār Mecmûası tamamlanmış varsa gönderiniz. Tâ ben de bu pek azîm ve çok kıymetli hizmete tashîhimle hissedâr olayım. Umûma selâm

اَلْبَاقٖی هُوَ الْبَاقٖی

Kardeşiniz Saîdü’n-Nûrsî

Bu dakîka hem iftâra yakın, hem râhatsızlığım için kısa kestim.

[240]

بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ

اَلسَّلَامُ عَلَیْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُٓ اَبَدًا دَٓائِمًا

Azîz, Sıddîk kardeşlerim,

Evvelâ: Isparta’nın acîb yangınında musîbetzedelerin elemlerine ben cidden iştirâk ediyorum. Çünkü müteaddid vecihle ben Isparta’lı olduğum gibi, o mübârek şehir, taşıyla toprağıyla nazarımda çok ehemmiyeti var ve nûrların Câmiü’l-Ezher’i ve Medresetü’z-Zehrâsı’nın merkezi hükmündedir.

Benim tarafımdan o musîbetzedelere deyiniz ki: Nass-ı hadîsle, böyle musîbetlerde ehl-i îmânın zâyi‘ olan malları tam sadaka hükmündedir. Husûsen bu Ramazânda, yüz sadakadır. O fânî mallar, bâkî ve daha çok ebedî mallara inkılâb ederler.

194

Onun için sabır içinde bir cihette şükretmek gerektir. İnşâallâh dünyada dahi o keffâretü’z-zünûb olan zâyiin yerine Erhamü’r-Râhimîn ihsân eder. Geçmiş olsun, başınız sağ olsun, fâidesiz merâk etmeyiniz .

Sâniyen: Bu çeşit kazaların bir sebebi, beşerin çirkin bir hatâsı bulunmasından, bu Ramazân-ı Şerîf’in hürmetini ve kıymetini muhâfaza etmek ve nûrları himâye etmek, her yerden ziyâde nûrların menba‘ı ve medresesi olan Isparta borçludur ve vazîfesidir. Ve sefâhetlere karşı şeâir-i İslâmiyeyi muhâfaza etmekle mükelleftir. وَاتَّقُوا فِتْنَةً لَا تُصٖیبَنَّ الَّذٖینَ ظَلَمُوا مِنْكُمْ خَٓاصَّةً sırrıyla bazı zâlim ve fâsıkların yüzünden çok ma‘sûmlar yanar ve belâ görür. Acaba burada yani Emirdağı’nda ve başka yerlerde nûrlara ilişmeleri gibi belâların def‘ine bir vesîlesi olan Risâle-i Nûr’u orada da bir derece susdurmasına bir gizli teşebbüs mü var ki, müteaddid vâkıa ve tecrübeler ile olduğu gibi, yine o zâlimâne hücûmu durdurmak için bu semâvî ve ateşli hâdise çıktı. Hakîkaten ben her vakit kalben titredim. Aman Isparta şâkirdlerine ilişmesinler diye çok merâkla her haftada gelecek mektûbu bekliyorum.

Sâlisen: Resmî bir hoca ve bid‘alara tarafdâr vazîfesi i‘tibâriyle nûrların parlak fütâhâtına karşı bir bulantı vermek için hiç bir şey bulmayarak, yalnız yüz cevâbı bulunan bir kelimenin isti‘mâlini bahâne bulmuş ki, size bir sûret-i cevâbı gönderilmiş.

195

Bundan anlaşılıyor ki, münâfıklar nûrlara karşı bid‘a tarafdârı olan hocaları isti‘mâl ediyorlar. Münâfıkların başka plânları akîm kalmasından, bu elîm ve acı ve bulandırıcı ve te’sîrli plânı isti‘mâl ediyorlar.

Nûrcular gāyet ihtiyât ve dikkat ve metânet ve mu‘terizleri aldırmamak ve münâkaşa etmemek ve habbeyi kubbe yapmalarına karşı ortalıkta binler ekberü’l-kebâiri görmüyorsun. Bir küçücük ve günâhsız bir sehvi görüyorsun. Ve belki bu azîz kelimesi gibi şimdiye kadar on def‘a olduğu gibi, tam doğru ve hakîkat bir mes’eleyi kendi bilemiyor. Yanlıştır der, kendisi hatâ eder.

Râbian: İnebolu hem Zülfikār’ı eski harfle, hem Asâ-yı Mûsâ’yı yeni harfle makine ile yazıyor mu ki, ikisinden numûne gönderildi. Eğer öyle ise, yüz bin Bârekallâh deriz. Umûm kardeşlerimize selâm ve selâmetlerine duâ ederiz. Ve duâlarını ricâ ederiz

اَلْبَاقٖی هُوَ الْبَاقٖی

Kardeşiniz Saîdü’n-Nûrsî

196

Çok eski ve çok sâdık rükûnlardan Halîl İbrâhîm’in nûrlar hakkında ihlâsını ve sadâkatini ve i‘tikādını gösteren eski fıkraları gibi bu da Lâhika’ya girebilir.

[241]

بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ

وَاِنْ مِنْ شَیْءٍ اِلَّا یُسَبِّحُ بِحَمْدِهٖ

اَلسَّلَامُ عَلَیْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ بِعَدَدِ قَطَرَاتِ الْاَمْطَارِ وَاَوْرَاقِ الْاَشْجَارِ وَاَمْوَاجِ الْبِحَارِ وَبِعَدَدِ حُرُوفَاتِ رِسَالَةِ النُّورِ وَعَصَا مُوسٰی وَذُو الْفِقَارِ

Muhterem, Mübârek, Sevgili Üstâdım Efendim,

Bütün leyl ü nehârınız mübârek ve hâssaten Ramazân-ı mübârekiniz ve bilhassa Leyle-i Kadr’inizi tebcîl ve bayramlarınızı tebrîk ve tes‘îd eylerim. Ve başta dürr-i yektâmız, Üstâdımız, efendimiz ve biricik şâhımız olduğu hâlde, Cenâb-ı Erhamü’-Râhimîn Hazretleri’nden dünyada daha nice mübârek ve mes‘ûd günler yaşamamızı ve âhirette ise şefî‘-i a‘zam ve Nebiyy-i Muhterem sallallâhü aleyhi vesellem Livâü’l-Hamd’inin sâyesinde rü’yet-i Cemâlullâh ile müşerref ve mes‘ûd ve bahtiyar olmaklığımızı onun deryâ-yı rahmetinin fazlından, ihsânından, in‘âmından, ikrâmından, şefkatinden her an tazarru‘ ve niyâz eylerim. اَللّٰهُمَّ اَحْیِنَا سَعٖیدًا وَاَمِتْنَا شَهٖیدًا بِرَحْمَتِكَ یَٓا اَرْحَمَ الرَّاحِمٖینَ

Bilvesîle arz-ı hürmetlerimle mübârek, feyyâz-ı bahş yed-i saâdetlerinden takbîl eyler ve dâimî duâlarınızda bâis-i mağfiret olmaklığımı Cenâb-ı Erhamü’r-Râhimîn’den niyâzda

197

bulunmanızı istirhâm eyler ve şu münâsebetle nâkıs kalemimden zuhûr eden Risâle-i Nûr hakkındaki yazılarımı hüsn-ü kabûl buyurmanızı ricâ eylerim.

1

Muhibb-i Sübhân’dır Risâletü’n-Nûr

Mir’ât-ı Kur’ân’dır Risâletü’n-Nûr

Sırr-ı Furkān’dır Risâletü’n-Nûr

Cevâhir-i Kur’ân’dır Risâletü’n-Nûr

İlm-i irfândır Risâletü’n-Nûr

Tevhîd-i iz‘ândır Risâletü’n-Nûr

Vahdet-i îmândır Risâletü’n-Nûr

Huccet-i îmândır Risâletü’n-Nûr

Mün‘im-i ikrâmdır Risâletü’n-Nûr

Mûris-i Resûl-ü ikramdır Risâletü’n-Nûr

Bâis-i afv-ı gufrândır Risâletü’n-Nûr

Eltâf-ı bedî‘-i âhirzamandır Risâlei’n-Nûr

Semâ’-ı cân-ı âşıkāndır Risâlei’n-Nûr

Hakîkat-i insândır Risâlei’n-Nûr

Feyz-i Rahmân’dır Risâlei’n-Nûr

2

Ahbâba meydândır Risâlei’n-Nûr

Düşmana fincandır Risâlei’n-Nûr

Âyîne-i mahbûb-ı cemâldir Risâlei’n-Nûr

Bekā-i likā visâldir Risâlei’n-Nûr

Müşâhede-i cemâle mirsâddır Risâlei’n-Nûr

Sanâyi‘-i bedâyie müstağraktır Risâlei’n-Nûr

Kantara-i hakîkattir Risâlei’n-Nûr

İmâd-ı hidâyettir Risâlei’n-Nûr

Mekteb-i irfândır Risâlei’n-Nûr

Cehle düşmandır Risâlei’n-Nûr

Bahr-i bî-pâyândır Risâlei’n-Nûr

Şems-i tâbândır Risâlei’n-Nûr

Kenz-i mahfîdir Risâlei’n-Nûr

Nefha-i Saîd’dir Risâlei’n-Nûr

Sûret-i nakş-ı Muhammediyedir asm Risâlei’n-Nûr

198

3

Sâye-i nakş-ı kâinâttır Risâlei’n-Nûr

İttibâ‘-ı sünnettir Risâlei’n-Nûr

Huzûzât-ı nisyândır Risâlei’n-Nûr

هُوَ یُطْعِمُنٖی وَیَسْقٖینِ: dir Risâle-Nûr

اِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ یَشْفٖینِ: dir Risâlei’n-Nûr

Kevkeb-i ledündür Risâlei’n-Nûr

Kehkeşân-ı nücûmdur Risâlei’n-Nûr

Hüsn-ü sûret, sûret-i behcet-i cemâldir Risâlei’n-Nûr

Ahsen-i savt, mezâhir-i kemâldir Risâlei’n-Nûr

Hüsn-ü sûret, rağbet-i âlemdir Risâlei’n-Nûr

Ahsen-i savt, sîret-i a‘zamdır Risâlei’n-Nûr

Ahsen-i sîret ibkā-yı bekādır Risâlei’n-Nûr

İsmi güzel kendi güzel Risâlei’n-Nûr

Feyzî güzel kendi güzel Risâlei’n-Nûr

Güzeller padişahıdır Risâlei’n-Nûr

Padişahlar güzelidir Risâlei’n-Nûr

Her ân duânıza muhtâç âciz, nâkıs, günâhkâr kardeşiniz

Halîl İbrâhîm

199

[242]

بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ

اَلسَّلَامُ عَلَیْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُٓ اَبَدًا دَٓائِمًا

Azîz, Sıddîk kardeşlerim,

Evvelâ: Leyle-i Kadr gizli olmasından Ramazânın her gecesinde, husûsen nısf-ı ahîrde ve bilhassa aşr-ı ahîrde ve bilhassa yirmi bir yirmi üç yirmi beş yirmi yedi, yirmidokuzda bulunması ihtimâliyle onlarda aramalı diye hadîste vardır. Cenâb-ı Erhamü’r-Râhimîn Nûrcular hakkında bu Ramazân’ın her bir gecesini bir Leyle-i Kadr kadar sevâbdâr ve Leyle-i Kadri de bin ay kadar hayırlı yapsın. Âmîn Âmîn Âmîn.

Sâniyen: On üçüncü Şuâ‘ nâmındaki küçük mektûbları Husrev’in yazdığı nüshayı okudum. Fıkraları çok beğendim. Çok samîmî ve ayn-ı hakîkat gördüm. Husrev’in âdetine muhâlif olarak çok zaman onun ile meşgūl olmasını haklı gördüm. İçinde çok ehemmiyetli fıkralar var. Lâhika’ya girdiği hâlde yine mühim bir kısmı müstakil yazılsa münâsibtir.

Sâlisen: İnebolu civârında bulunan ve nûrlara güzel kalemiyle çok hizmet eden kardeşlerimizden Mehmed Zekeriyyâ’nın bir mektûbunu aldım. Endişelerimi izâle edip beni mesrûr eyledi. Şimdi nûrların bir vazîfesi olan, çocuklara Kur’ân okutmak ve îmân derslerini vermek hizmetiyle meşgūl olduğunu yazıyor. Ona yazınız ki,

Risale-i Nur'u uygulamada okuyunDaha iyi okuma deneyimi, kaldığınız yerden.
Uygulamada Aç