Kur’ân-ı Kerîm

29.06.2011

5398

Kur'ân-ı Kerîmde Geçen "Altından Irmaklar Akar" Tabiri

Kur'ân-ı Kerîmde cennetten söz edilirken "altından ırmaklar akar" tabiri çok kullanılıyor. Bunun nedeni ne olabilir. Niçin "içinde ırmaklar akar" denilmiyor da altından ırmaklar akar deniliyor?

30.06.2011 tarihinde cevaplandı.

Cevap

İlgili kısmın âyette geçen bir örneğini aktaracak olursak;

Allah onlar için, altlarından ırmaklar akan Cennetler hazırladı; orada ebedî olarak kalıcıdırlar. İşte büyük kurtuluş budur!1

Kur’ân-ı Kerîm’de cennet tarif edilirken sıkça geçen تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ ifadesi genelde Türkçeye "altından ırmaklar akan" diye çevrilmiştir. Bazı çevirilerde ise "zemininden/içinden ırmaklar akan" şeklinde geçmektedir. Cennetin özelliklerinden söz edilen bağlamda kullanılan ve cennette suyun çok fazla olduğuna işaret eden bu ifade Kur'ân'da toplam 35 âyette geçmektedir.2

Kur'an, cennet nimetleri içinde en fazla temas ettiği nimetlerden biri de, cennet nehirleridir.

Bikâi'ye göre böyle "altlarında ırmaklar akan" şeklinde bir ifade, cennet mekanında çok suyun olduğundan kinayedir.3

Razi'ye göre cennette suyun çok olma sebebinden dolayı Allah "altlarından" diye buyurmuştur. Çünkü su, Araplar nezdinde çok değerli bir şey olup, gereksiz yere sarf edilmez; aksine, muhafaza edilir ve içilir. Bundan dolayı onlar, nimetlerden söz ederlerken, suyun bol oluşunu da zikrederler ve bu bolluğu suyun yukarıdan aşağı dökülmesi olarak dile getirir.4

Elmalılı'ya göre ''Altlarından ırmaklar akan cennetler" diye cennetin altından aktığı anlatılan ırmakların burada da bir tefsiri vardır. Müttakiler (takva sahipleri) denilmiş ve bu şekilde şu anlatılmıştır: Dinden asıl maksat takvadır, iman ve sâlih amel de takva cümlesindendir. Esası vacip olan fiilleri yapıp, kötülüklerden kaçınarak, Allah'ın himayesi altına girip, azabından korunmaktır. Yani اِنَّ اللّٰهَ يُدْخِلُ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَا ''Allah, iman edip sâlih amel işleyenleri altından ırmaklar akan cennetlere koyar." âyetinin ifadesince Hazreti Muhammed'e (sav) indirilene iman edip sâlih ameller yaparak korunan müminlere vaat olunan cennetin temsili, temsil yoluyla acayip bir halinin tasviri şudur: Orada ırmaklar var. Öyle bir sudan ki, bozulması yok, bayatlamaz, tadı bozulmaz, kokmaz, öyle akar gider. Yine ırmaklar var öyle bir sütten ki, tadı değişmez, dünya sütleri gibi ekşimez, kesilmez, kokmaz, yaratıldığı şekilde taptaze akar. Yine ırmaklar var bir şaraptan ki, içenlerine lezzet, dünya şarapları gibi sarhoş ediciliği yok, günahı, vebali yok. Yine nehirleri var öyle baldan ki safi süzme, mumu yok, posası yok.5

Vehbe Zuhayli'ye ise şöyle demektedir:

İşte Allah onları söylediklerinden dolayı altından nehirler akan cennetleri, orada ebedi kalmak üzere onlara mükafat olarak ihsan etti.” Yani yüce Allah ebedi nimetler yurdu olan cennetlere girmekle onları mükafatlandırırdı. O cennetlerin altından ırmaklar akar, yani oranın ağaçları altında cennetin ırmakları akıp gider. Onlar orada ebediyyen kalacaklardır.6 "İşte onlara altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır." Yani evlerinin, köşklerinin altından nehirler akan, devamlı ikamet edecekleri cennetleri vardır.7

İsmail Hakkı Bursevi'ye göre ise, onların lezzet ve sevinçlerini artırmak üzere ağaçlarının ve köşklerinin “altlarından ırmaklar akmaktadır.”8
Sonuç olarak, Kur’ân’da geçen “altlarından ırmaklar akar” ifadesi, cennette suyun bolluğunu, sürekliliğini ve nimetin kesintisizliğini vurgulamaktadır. Âlimlerin genel kanaatine göre bu ifade, cennet ehlinin köşkleri, ağaçları gibi yaşam alanları içinde akan nehirlerin, zahmetsiz, daima hazır ve eksilmez oluşunu nazara vermektedir. Böylece cennet, hem maddî hem mânevî lezzetlerin zirve noktada olduğu, hiçbir eksiklik ve bozulmanın bulunmadığı sonsuz sürecek bir mutluluk yurdu olarak anlatılmaktadır.

Kaynakçalar
  1. Tevbe, 9 / 89.

  2. Abdurrahman Ateş, "تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ İfadesinin Türkçeye Çeviri Sorunu" İ.Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2015/6(2), s. 38.

  3. Hayati Aydın, "İslam Kaynaklarında Cennet Fikri ve Yorumu", Akademik Araştırmalar Dergisi, 2004, sayı 20, s. 158.

  4. Fahruddîn er-Râzî, "Tefsir-i Kebir Mefatihu'l-Gayb", Huzur Yayınevi, 2002, c. 19, s. 164. c. 19, s. 164. / Râzî, a.g.e., c. 23, s. 326.

  5. Elmalılı M. Hamdi Yazır, "Hak Dini Kur'an Dili", Azim Dağıtım Zehraveyn Yayın, c. 7, s. 143.

  6. Vehbe Zuhayli,"Tefsir'ül Münir", Risale Yayınları, c. 4, s. 13-14.

  7. Zuhayli, a.g.e., c. 8, s. 214.

  8. İsmail Hakkı Bursevi, "Rûhu'l Beyân", Erkam Yayınları, 2013, c. 6, s. 76


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (1)

Bir köprüye çıksan senin altından ırmak akar. Hatta nehrin yanına gitsen yine senin altındadır. Yoksa su içinde kalırsın. Belki de cennette yüksekte köşkler ve tahtlar olduğu için ve havada gezmek mümkün olduğu için ırmaklar insanların altından akar...

11.07.2011

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız