Arama sonuçları: 876 sonuç bulundu.

24. Sözün 5. Dalının 2. Meyvesinde, "(Allah) manevi çok rızk ve nimetler isteyen insaniyeti sana verdiğinden, alem-i mülk ve melekut gibi geniş bir sofray-ı nimet, o mide-i insaniyetin önüne koymuş ve aklın eli yetişecek nisbette sana açmıştır" diyor. Alem-i mülk ve melekutun insaniyete ve insanın aklına nasıl nimet olduğunu açıklayabilir misiniz?
“Allah size şah damarınızdan daha yakındır” ile bizim ondan uzaklığımız nasıl anlaşılmalı? Bunun için bazen güneş misali de verilmektedir. Güneş bize yakın olduğu halde biz ondan nasıl uzak olabiliriz. Bir şey bir şeye yakın ise diğer şey de ona yakın olur ve diğerinin de uzaklığı söz konusu olamaz.? Yani “A” harfi “B” harfine yakın ise “B”nin de ondan uzak olduğu düşünülemez.? “B” de “A” ya yakın...
Birinci Sözdeki " Allah namına vermeyen gafil insanlardan almamalıyız." cümlesini nasıl anlamalıyız.
Herşeyin ol emri ile olması, meallerde "biranda olmak" şeklinde geçiyor. Fakat kainatta görülen nizamda bir aşamalık ve süreç söz konusu. Öyle ise mana nasıl anlaşılmalı?
"Erkân-ı imaniyenin hakaikini gözle görüp, melâikeyi, Cenneti, âhireti, hattâ Zât-ı Zülcelâli gözle müşahede etmek, kâinata ve beşere öyle bir hazine ve bir nur-u ezelî ve ebedî bir hediye getirmiştir..." (Sözler) Cenab-ı Hak cismani değildir, onu göz ile görmek ne demektir?
Ebu Cafer et Tahavi'nin yazmış olduğu itikad kitabında '''kim ki Allah'ı insan vasfıyla vasıflandırırsa kafir olmuştur, kafirdir'' sözüne istinaden Allah'a böyle bir yakıştırma yapan birsini hemen tekfir edebilirmiyiz?
Çalıştığımız kurumda bir iki sene öncesine kadar namaz kılınması çok kötü karşılanırken şimdi bazı değişiklikler sonucu namaz kılan insanların iyi makam ve mevkilerde görevlendirilmesi söz konusu. Bu sene namaza baslamayı planlayan arkadaşlarıma bir takım mufsid kimseler namaz kılarsanız insanların gözünde riyakar olursunuz diyerek onları namaz kılmaktan alıkoyuyorlar. Arkadaşlarıma ne cevap verme...
Ayette, "...Eğer onlardan biri veya her ikisi, senin yanında ihtiyarlığa erişirse, sakın onlara “öf!” bile deme! Onları azarlama ve onlara güzel söz söyle!" (İsra, 23) diye emrediliyor. 1-Bu ayetteki “Öf bile deme” emri ihtiyarlığa mı bağlıdır? 2-Üstad Bediüzzaman bu ayeti izah ederken ana babanın rızâlarını kazanmanın farz bir vazife olduğunu söylüyor. Razı olmuyorlarsa ne olacak? 3- Ayette ana b...
24. Sözün 3. dal 2. aslını izah eder misiniz?
Yirmi Beşinci Söz'de: "Âyetü´l-Kürsîde on cümle ile on tabaka-i tevhidi ayrı ayrı renklerde ispat etmekle beraber,.." ifadesi geçmektedir. Açıklayabilir misiniz?