Arama sonuçları: 69 sonuç bulundu.

"Keza her şeyin bâtını zahirinden daha latîf, daha şeffaftır. Bu ise Sâni'in o şeyden hariç ve baîd olmamasına delâlet eder. O şeyin sair eşya ile nizam ve muvazenesinin sanii tarafından temin edildiği cihetle saniin o şeyde dahil olmamasını iktiza eder."( Mesnevi Nuriye, Katre 57) Bir şeyin o şeyde kudretinin gözükmesi için nasıl olurda onun dışında olması gerekir. Yani içe müdahele edebilmek iç...
İbn- i Sina gibi bazı dâhî zatlar neden “haşir (ahirette diriliş) meselesi akli bir mesele değildir, aklen ispat edilmez” demiştir?
1. şuada zikredilen bir hadis-i şerifte, "...her bir ayetin mana mertebelerinde bir zahiri, bir batıni, bir haddi, bir matla'ı vardır." deniyor. Bu ne demektir? Misallerle izahı mümkün mü?
"Esbâb-ı maddiyenin te’sîr-leri elbette mübâşeretle ve temasla olur. Halbuki o esbâb-ı tabîiyenin temasları, zîhayat mevcûdların zâhiriyledir. Halbuki görüyoruz ki, o esbâb-ı maddiyenin elleri yetişmediği ve temas etmedikleri o zîhayatın bâtını, on def‘a daha zâhirinden muntazam, daha latîf, san‘atça daha mükemmeldir." zihayatların zahiri, batını nasıl oluyor. Esbab batına nasıl temas edemiyor. Aç...
Allah'ın Evvel, Ahir, Zahir ve Batın isimlerinin hafiziyete dair olan bağlantısını nasıl anlamak gerekir? Yani bir ağacın çekirdeği sürekli kendisinden önceki çekirdeklerin fihristlerini taşıdığı için Evvel ismimi tecelli eder? Buna göre Ahir isminın meyveyle olan bağlantısını nasıl anlamak lazım?
Hanımlar Rehberi'nde geçen "Eğer o amir, zahiri ve batıni bir padişah-ı ruhani olsa..." cümlesiyle anlatılmak isteneni izah eder misiniz?
"1-Senin vücudun kainatla, hususen rızık münasebetiyle, hususen beka-yı nev' itibarıyla alakadardır. Ve alış verişi vardır. 2-Senin vücudunda çalışan zerreler, o münasebeti bozmamak ve o alakadarlığı kırmamak için dikkat ediyorlar. Ve öylece ihtiyatla ayaklarını atıyorlar. Güya bütün kainata bakıyorlar. Senin münasebetini kainatda görüp, öylece vaziyet alıyorlar. 3-Sen zahiri ve batıni duyguları...
Üstad hazretleri risalelerde defaatle tarikat ve tasavvuf ile elde edilen velayetin nübüvvet denizinden bir damla olduğunu ifade eder ve mesleğimiz sahabe mesleğidir der ve tarikat berzahına girmeden hakikata ulaşılan kısa bir yoldan bahseder.Halbuki İmam-ı Rabbani hazretleri mektubatında nakşibendi tarikatının başının ta hz. Ebubekire (ra) dayandığını anlatır.Sahabenin en büyüğü olan hazreti Ebub...
Mecmuatü'l-Ahzab nedir? Ehl-i sünnetçe muteber midir?
Âlem-i Melekût tabirini izah eder misiniz?